21 Haziran 2026 Pazar

VERÇENİK DAĞI(ÜÇDORUK 3709M) ve VERÇENİK VADİSİNİ ÇEVRELEYEN ZİRVELERE ÇIKIŞ FAALİYETİ.



Recep KULABER
VERÇENİK DAĞI(ÜÇDORUK 3709M) ve VERÇENİK VADİSİNİ ÇEVRELEYEN ZİRVELERE ÇIKIŞ FAALİYETİ.
Verçenik 3709 - Leşkaya 3475 - Hemşin Gçt T. 3305 - Ayılıbayır 3210 - Kolkanlı 3340 - Çimenliliman G. 3245 - Çimenliliman K. 3256 - Salır 3357 Tepesi
Faaliyet Tarihi: 17-21 Ağustos 2019

Faaliyeti Düzenleyen: Yılmaz SEFEROĞLU, Recep KULABER  
                                                    
Rota: Verçenik Klasik rota-Diğer zirvelerin rotalarını biz oluşturduk.

Kamp Yeri:
Kapılı göl ve kapılı göl set altı, dere kenarı.

Tırmanış Süresi: Verçenik Dört saat
 
Teknik Malzemeler:
karabina(kullanıldı),ip (kullanıldı),Emniyet kolonu (kullanıldı),ATC(kullanıldı) Yardımcı ip(kullanıldı), perlon(kullanıldı) ilk yardım çantası (kullanılmadı),Bivak(kullanılmadı) GPS(kullanıldı)
Hava Durumu: zaman zaman sisli,(üçüncü günü kısmi yağışlı)Güneşli, Rüzgâr yok, sıcaklık gündüz yaklaşık 18-20 Derece               
Sporcular: Recep KULABER(KLOSDAG DAĞ. KULB.) Mehmet Cemil ERDEM, Yılmaz SEFEROĞLU(ODAK DAĞCILIK KULB.)

 VERÇENİK ZİRVE (3709M) ve ÇEVRE ZİRVELER.

Türkiye'nin kuzeyinde, Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanan dağ sırasıdır. Kuzey Anadolu Dağları'nın doğudaki bölümünü oluşturur.3000 m üstünde birçok zirvesi vardır. Kaçkar dağları batıdan doğuya doğru 4 bölüm halinde uzanır. 1.bölüm Batıda Verçenik ve Tatos dağları , 2.bölüm Ortada Kavrun dağları 3.bölüm ortada Bulut dağları 4.Doğuda Altıparmak dağları yer alır. 
3709 metre yüksekliğinde olan Verçenik Dağı, Aslında Kaçkar Dağları'ndaki ikinci en yüksek zirvesidir. Türkiye’nin de en yüksek on dağı arasındadır. Verçenik Dağı yan yana üç doruktan oluşan ilginç bir görüntüye sahiptir. Tırmanışın zorlu olduğu dağlardan biridir. Tırmanış faaliyeti yapacaksanız Kaya tırmanışı konusunda tecrübeli ve yanınızda yeterli teknik malzemeniz olması gereken bir dağ. Ayrıca Verçenik yaylasını çevreleyen zirvelerden vadiye akan kaynak sular Fırtına Vadisi'ndeki akarsuyun en uzun kolunu oluşturur. Dağların çevresi adeta bir göller bölgesidir. Bu bölgede 10'un üzerinde küçüklü büyüklü göl bulunmaktadır.

17 Ağustos 2019                                                                                                                                 
Saat 09,00
Akşamdan hazırladığım sırt çantam ile Esenler otogarına ulaştım. Saat 11.30 da kalkacak Artvin otobüsü ile yağmurlu bir İstanbul gününü geride bırakarak Rize Pazar a hareket ediyorum. Faaliyeti yapacağımız arkadaşlarım Mehmet Cemil ERDEM ve Yılmaz SEFEROĞLU ile Çamlıhemşin’de buluşacağız.                                                                                                                             18Ağusto2019
 Saat 06,20                                                                                                                                                                                                                                                                              
Planladığım saatte Rize’nin Pazar ilçesindeyim. Önce kendime güzel bir kahvaltı ısmarlayacağım, sonra kartuş satın almak için tüpçülerin dükkânları açmasını bekleyeceğim,

Saat 08,30
Neyse ki Yılmaz telefonda kartuş Çamlıhemşin’de var deyince fazla beklemeden hemen Pazar dan Çamlıhemşin’e giden minibüs ile ilçeye ulaşıyorum dere kenarındaki bir mekâna sığınıp arkadaşlarımı burada bekleme kararı alıyorum. Zamanım olduğundan kendimi mıhlama sipariş ederek ödüllendiriyorum.                                                                                               
 Saat 12,00
Yılmaz, Mehmet hoca gelince hasret giderip kucaklaşıyoruz, ardından kamp alışverişimizi yapıyoruz ve Yılmazın aracı ile Çat Zilkale yolundan Verçenik yaylasına hareket ediyoruz.                                                                                                                               
Saat 14,30
Sisli bir havada Verçenik yaylasına varıyoruz. İrtifa 2600 m Aracımızı uygun bir yere park edip sırt çantalarımızı indirirken, Antalya bölgesinden faaliyetten dönen dağcı arkadaşlarla karşılaşıyoruz.  

Saat 17,00
Sisten dolayı görüş mesafesi kısıtlı bir günde belirgin patikayı takip ederek 1 Saat 40 dk. Sonra Kapılı Göllere varıyoruz. Vadiden sonra sırt çantası ile eğimi yüksek rotadan yükselmemiz bizi yordu. Kampımızı kapılı göl kenarına atıyoruz. Yemek ve güzel bir kamp sohbetinden sonra uyuyoruz. 
                                                                                                                                
19Ağustos 2019  
Saat 03,30                                                                                                                                      
Ay ışığı ve yıldızların berrak gözüktüğü bir gecede kalkıyoruz. Dünkü sis dağılmış, zirve gözüküyor, hafif rüzgârla beraber katlanılabilir soğuk var. Hazırlıklarımızın ardından saat 04,10 da batı klasik rotadan çıkmak üzere Verçenik zirveye hareket ediyoruz. Zamanında, sorunsuz tırmanırsak Leşkaya ve Hemşin geçit tepesi zirvelerine de çıkıp günü üç zirve ile kapatmak istiyoruz.                                                                                                              
Saat 05,40
Rahatça yükselip Kulvar girişinde ilk molamızı veriyoruz. Bu noktada yemek yiyip, batonlarımızı geri dönerken almak üzeri bırakıyoruz.

Kulvar sonunda yaklaşık IV+ derecelik yan geçiş rota bölgesine varıp rahat bir şekilde geçiyoruz. Bu kilit noktası ardından yaklaşık 70 metre ve IV derece baca çıkışını ipsiz solo tırmanarak, saat 08,00 da zirveye ulaşıyoruz.

                                                                              
Saat 09,00

Zirvenin harika manzara Show ı izledikten, fotoğraf çekimi ve atıştırdıktan, sonra aşağıya hareket ediyoruz. Baca rotasından ip açarak kolayca iniyoruz.                                                          


mehmet cemil erdem,recep kulaber,yılmaz seferoğlu

 Saat 12,20
Dağ kütlesinin eteğindeyiz. Mehmet Cemil hoca kampa dönme kararı alıyor. Faaliyete Yılmazla beraber devam edeceğiz. Biz diğer iki zirve için biraz daha aşağıya inerek paralel uzanan yan sisteme geçip, tekrar yükselip sırtın doğu yüzüne geçiyoruz.                                                      
Saat 14,30
Sırtın doğu yüzüne geçip bir müddet alçalıp güney yününe yan geçiş yapıyoruz. Elimizde her hangi bir rota olmadığından coğrafyayı okuyup, konuşup, karar vererek rotamızı belirliyoruz. Bir süre sonra alçalan bir duvara denk gelince, yanımızda ip olmadığından, yönümüzü zorunlu olarak vadi tabanına çeviriyoruz. Kulvardan göl yatağına kadar iniyoruz.


Saat 16,00
Su ihtiyacımızı gölden karşılayıp tekrar yükselip, daha kolay bir rotadan Leşkaya tepesine(3475m) nihayet varıyoruz. Zirvede 15 dk. Vakit geçiriyoruz. Daha sonra dağın batı yüzünden karanlığa kalmadan hızlı bir şekilde alçalıp diğer hedefimize yöneliyoruz.  
  
 Saat 18,30
Günün son zirvesi Hemşin geçidi tepesindeyiz(3305m).

Hiç vakit kaybetmeden dağın kuzey yamacından Kapılı göldeki kamp alanımıza inişe geçiyoruz. Havanın kararması ile rota daha da zorlaşıyor ta ki üst göle yaklaşana kadar burada bulduğumuz patika konforlu iniş yapmamızı sağlıyor.20,15’de kampa varıyoruz. Baş ağrım ve eklem ağrım olmasına rağmen çadıra girer girmez nasıl uyuduğumu hatırlamıyorum.                                                                                                                    
20 Ağustos 2019                                                                                                                               
Saat 06,30

Bugünkü programımızda çok daha zirve çıkışı, olsa da daha kolay olacağını ön görüyoruz. Kahvaltıdan sonra kampı toplayıp Kapılı göl set altındaki vadiye indirip, çantalarımızı dere kenarında bir kaya dibine bırakıyoruz. Çadırı zirve dönüşünde kuracağız.
                           
Saat 09,50
Üç kişilik ekibimiz ile Dere kenarından güney yününe yükselip At gölünün doğusundan önce küçük Ayılıbayır zirveye ardından büyük Ayılıbayır(3210m)zirvesine ulaşıyoruz.

Burada Mehmet hoca bekleme kararı alıyor. Biz yılmaz ile balıksırtından doğu yönüne yürüyerek dağ kütlesinin güney yönüne geçip kulvardan yükseliyoruz. Saat 10,45 de Kolkanlı(3340m)zirvesine ulaşıyoruz.
 Saat 13,45
Sırttan fazla irtifa kaybetmeden batı yönüne yürüyüp önce Çimenlilaman(3245m) kuzey zirvesine ardından 30 dk. Sonrada Çimenliliman(3256m)güney zirvesine üç kişi ulaşıyoruz.

 Saat 16,50
Yılmaz ile Tekrar irtifa kaybetmeden batıya yürüyerek dağın kuzey doğu yönüne geçiyoruz. Zirveye doğru yükselen kulvardan günün en son ve yorucu zirvesi Salır zirvesine(3357m) ulaşıyoruz. Bu zirveye ulaşmak için kaya tırmanışı yapıp boşluk hissi yaşamamız, heyecan katıyor.

Saat 19,15 de ikinci kamp atacağımız dere kenarındayız. Kamp alanına erken gelen Mehmet hoca çadırı kurup yemeği hazırladığı için Yılmazla çok mutlu oluyoruz.                                                                                                                     
21 Ağustos 2019
Saat 06,30                                                                                                                                   


Başarılı bir şekilde faaliyeti bitirip Kampı topluyoruz. Aracı bıraktığımız Verçenik yaylasına kısa bir sürede iniyoruz.Korkut hoca ile karşılaşıyoruz.Bu zorlu arazide beraber 35 km yürüyüşle 8 zirve yaptığımız arkadaşlarım Mehmet Cemil ERDEM hocama ve Yılmaz SEFEROĞLU ip kardeşime sonsuz teşekkürler. Recep KULABER
                                       

KAÇKAR 360⁰ TRANS VE GÜNEYDEN ZİRVE HİKAYESİ VE FAALİYET RAPORU


Recep KULABER
Kaçkar 360⁰Trans ve Güneyden Zirve Hikayesi ve Faaliyet Raporu

Faaliyet Tarihi: 06-10 Ağustos 2018 (5 Gün)
Faaliyeti Düzenleyen: Kaçkar dörtlüsü                                                                                              
Rota
: Kaçkar 360⁰Trans ve Güneyden Zirve Faaliyeti
Kamp Yeri: Derebaşı(1 gece)Atsızgöl(2 gece)Olgunlar(1 gece)
Tırmanış Süresi: 5 Saat 45 dk.
Teknik Malzemeler: 5 adet karabina(kullanılmadı),ip(kullanılmadı), ilk yardım çantası (kullanılmadı),Bivak(kullanılmadı) Telsiz(kullanıldı) GPS(kullanıldı)
Hava Durumu: Çoğunlukla sisli, 3 gün yağışlıydı. Yağış zirve günü öğleden sonra ve devam eden gece boyunca şiddetli ve çoğunlukla dolu şeklindeydi. Rüzgâr zirve günü orta şiddette, diğer günler hafif ti. Sıcaklık zirve günü ve gecesi düşüktü. Diğer günler güneşle birlikte mevsim normallerindeydi.                                                                                                                                                   Sporcular: Recep KULABER(KLOSDAG DAĞ. KULB.)Süleyman KESKİN(VERÇENİK DAĞ. KULB.)Cemal BAŞ(İKİZDERE DAĞ. KULB.)Erdal ÖZBEK(KORDELYA DAĞ. KULB.)                                                                                                                                                         Görev dağılımı: 

                              1-Recep KULABER: Lider ve İlk Yardım
                              2-Süleyman KESKİN: Teknik ve Lojistik
                              3-Cemal BAŞ: Teknik ve Rota Sorumlusu
                              4-Erdal ÖZBEK: Genel Koordinasyon-Planlama, İletişim ve Raporlama
   
   KAÇKAR KAVRUN ZİRVE 3932 m
 

 Kaçkar Dağları Türkiye'nin kuzeyinde, Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanan, bir dağ sırası. Doğusundaki birçok zirvesi 3500 m üzerindeyken, batı kesimi 2000 m yüksekliğe kadar ulaşır. En yüksek noktası olan Kaçkar Kavrun Dağı 3932 m yüksekliktedir. 1994 yılında milli park ilan edilmiştir. Milli parkın büyük bir bölümü Rize ili Çamlıhemşin ilçesi sınırları içinde, küçük bir bölümü de Artvin ili Yusufeli ilçesi sınırları içinde kalmaktadır.(vikipedi)

Kaçkar 360⁰Trans ve Güneyden Zirve
Erdal’ın iki yıldır heyecanla ve ısrarla gündeme getirdiği, Kaçkar Trans faaliyet kararını TDF ileri kar buz eğitimdeyken aldık. “Tamam, Yapalım şu faaliyeti” dedik.

05 Ağustos 2018                                                                                                                                  

Saat 08.00
Akşamdan hazırladığım sırt çantamı almak için ofisime gidiyorum. Saat 09 da sefaköy den kalkan servis aracına binip, esenler otogarına oradan da 11,00 kalkacak araç ile Rize merkeze hareket ediyorum, ekip ile Rize merkezde buluşacağız.
        1.Gün :06 Ağustos 2018 pazartesi
Saat 06,30
Planladığımdan erken geliyorum, Rize otogarına. Çantam ile hızlı bir şekilde yürüyerek, Liman lokantasına varıyorum, Kahvaltımı bu mekânda yapacağım. İlk Ankara’dan Erdal geliyor, arkasından Rize de yaşayan Cemal ve Süleyman ile buluşuyoruz, ekip hazır. Sohbet edip hasret gideriyoruz, sonra hızlı bir şekilde ortak alışverişimizi yapıp,Saat 10,00 da Süleyman’ın aracı ile Kavrun yaylasına hareket ediyoruz.


Saat 12,00
Yukarı kavrun yaylasındayız, tekrar burada olmak güzel bir duygu ve buradaysak şahin pansiyonda Firdevs ablanın mıhlamasını ve sütlacını yemeden olmaz. Teknik toplantımızı da burada yapıp son hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. İletişim için bizdeki telsizlerden birini yalçına bırakıyoruz.



Saat 14,00
Dört kişilik ekibimizle faaliyetimize başlıyoruz, her şey yolunda giderse beşinci gün şahin pansiyonun doğu yönünden buraya ulaşacağız. İlk hedefimiz 1.kamp atacağımız yer derebaşı. Kamp çantalarımızı sırtlayarak kavrun yaylasından hareket ediyoruz.



Yaylanın güney yönüne doğru patikadan yürüyerek yükseliyoruz. Yer yer patika dere kenarından gidiyor, yürürken derenin sesi müzik gibi. Geriye baktığımızda uzaklardaki yayla artık gözükmüyor, sis kar örtüsü gibi evlerin üstünü kaplıyor. Fakat sis bununla yetinmeyip bizi önüne katmış, yukarıya doğru adeta sel gibi akmaya devam ediyor.



Saat 18,00
Kamp atacağımız noktaya nihayet varıyoruz. Son sırtı kamp çantası ile tırmanmak bizleri biraz yordu, üstelik Rize’nin yağmuru bizi ıslatarak karşılaması da yorgunluğumuzun artmasına neden oldu. Gölün kenarında konforlu çadır kurma alanı bulmak için vakit kaybedince yemek yapmak için karanlığa kalıyoruz. Yemek yedikten sonra ben çaya kalmayıp erkenden çadırımda yatıyorum. Fakat gece Cemal ve Erdal’ın muhabbetinden uyanıyorum. Gölün doğu kısmında, zirve eteğinde kafa lambalı bir gurubu geçit yaparken gördükleri için bu grup kim muhabbeti bir zaman sonra hollywood filim senaryolarına konu olacak noktaya geliyor. Bu arada günler sonra karşılaşacağımız, Bulgar dağcı gurubu olduğunu öğreneceğiz. Yeri gelmişken kavrun yaylasındaki şahin pansiyonun sahibi Yalçın konusu geçen rotadan da kaçkar kavrun zirvesinin güneyine geçileceği ile ilgili bilgilerini bizimle paylaşmıştı.             
        2.Gün: 07 Ağustos 2018 salı
Sabah Derebaşında çadırlarımızdan çıkınca akşamki sisin ve çisenin dağıldığını görüyoruz, içimize yaşam sevinci doluyor. Güneşli bir günün bizi karşılaması paha biçilemez.



Saat 09,00
Keyifle kahvaltımızı yapıp kampımızı toplayıp derebaşı sırta hareket ediyoruz.                                                                      
Saat 11,37
Kavrun vadi manzarası eşliğinde eğimi yüksek patika yoldan yükselip sırta varıyoruz. Müthiş manzarayı kelimelere dökmem benim için çok zor. Uzunca bu sırt da mola verip her iki vadinin tadını çıkartıyoruz. Bir daha aynı faaliyeti yaparsak birinci kampın bu sırta olması gerektiğini konusunda hem fikir oluyoruz. Yalnız burada su yok diyor Erdal, kamp atarsak ben size su taşırım diyor cemal gülüşüyoruz, ekibin morali iyi. Sessiz duran Süleyman birbirinden güzel eski hikâyelerini tek tek anlatmaya başlıyor. Gülüşüyoruz.



 Saat 10,20
Manzaranın tadını çıkarttıktan sonra yürüyüşümüze devam ediyoruz, hedef kavron geçidi. Bu parkurda rota sırttan gidildiğinden eğim yok dolayısı ile yürüyüş kolay ve zevkli geçecek izlenimini veriyor. 



Patikanın bazı kısımları taşlar düzeltilerek döşenmiş insanların eli değdiği çok açık. Cemal bu yolların çok eski ticaret yolları olduğunu söylüyor. Nihayet su kaynağına geliyoruz, burada biraz nefeslenmek için mola veriyoruz.



Saat 13,45
Etabın son kısmı sırta çıkış, eğimi dik olduğundan Z çizerek çıkıyoruz artık başka bir vadideyiz. Yorulduk, dinlendikten sonra kısa bir aşağıya eğimli arazide yürüyoruz.



Nihayet Daha sonraki sohbetlerimize de konu olan zor bir vadinin yamacına geliyoruz. Vadinin karşı yamacı çok dik ve uzun gözüküyor, kendi aramızda rotayı değiştirip önce aşağıya inip yamacı baypas mı etsek diye müzakere yapıyoruz, rotanın uzayacağı fikri daha baskın çıkınca vadinin tabanına doğru inişimiz başlıyor.
Saat 17,07
Kamp yükü ile gerçekten çok çok zorlandığımız birinci sırtı çıkıyoruz. Cemal bu etapta kilo ve kondisyon eksikliğinden biraz zorlanıyor. Erdal da bu durumdan dolayı yokuşun ismi artık Cemo yokuşu diye yeni bir isim öneriyor. Gülüşüyoruz, grup motivasyonu yüksek tutmak için. Buna ne kadar ihtiyacımız olduğunu rotanın ilerleyen kısımlarında daha iyi anlayacağız. J
Saat 19,10
Ardından aynı zorlukta ikinci vadi etabını inip ikinci sırtı da geçiyoruz.
Saat 19,44
Yağmur ile beraber atsız göldeyiz. 



Planımıza göre B.Deniz gölünde kamp atacaktık, fakat gerek yorgunluktan gerekse de şiddetli yağmurdan dolayı devam etmemiz çok zor. Kampı bu küçük göl kenarına atıyoruz. Hızlı bir şekilde yemeğimizi yapıp, yiyoruz ve sabahki zirve için çantamızı hazırlayıp erkenden uyuyoruz. Saat 20,30
         3.Gün : 08 Ağustos 2018 çarşamba                
Saat 07,15
Kahvaltıdan sonra kampımızı atsız gölde bırakarak zirveye yürüyüşümüz başlıyor.20 DK sonra B.Denizgölü sırtındayız. Karadeniz de gördüğüm en güzel göl ve dağ manzarası. Harika, iyi ki gelmişiz. Bu noktada kısa mola verip manzaranın keyfine çıkartalım diyoruz.



Fakat göl tabanından bulunduğumuz noktaya sis hücum edince, acele ediyoruz.
Saat 09,25
Yamaçtan aşağıya inerek göl tabanına varıyoruz, yukarıdan gördüğümüz iki çadırın artık olmadığını görüyoruz. Erdal söyleniyor ‘burada kamp atacaktık.’ Vakit kaybetmeden Cemal in rehberliğinde yükselmemize devam ediyoruz, Bir ara kısa bir yanlış sapma yaşasak da saat 09,25 de ilk sırt a varıyoruz. Fakat burada altmış yaşlarında dağ faaliyeti için uygun olmayan kıyafetleri ile biri karşılıyor. Dilber düzünde kamp attığından ve ticari dağ çıkışı yapan bir grubun peşine takılarak bu noktaya geldiğini söylüyor, fakat rehber gelemeyeceği konusunda uyarınca bekleme kararı aldığından söz ediyor. Davranışı, konuşması ve kıyafetlerinden tırmanışa çok uygun olmadığına karar verip geri dönmesini tasfiye edip rotamıza devam ediyoruz.



B.Deniz gölden sonraki ikinci sırttan aşağıya inerken çok uzaklardaki karşı yamaçta kar kulvarında yükselen, bir gurup dağcıyı görüyoruz. Ticari zirve grubu olduğunu düşünerek Erdal’ın itirazına rağmen ayak izlerini takip etmeye başlıyoruz. Sırta varınca buzuldan iple Mezovit’e inme hazırlıkları yapan bu gurubun bizim tahmin ettiğimiz grubun olmadığını, Ukraynalı bir dağcı grubu olduğunu anlıyoruz.



Hızlı bir şekilde çapraz aşağıya inerek tekrardan rota babalarını buluyoruz, Oh doğru rotadayız. Fakat bu hata bize yaklaşık bir saat zaman kaybettiriyor. Grup olarak kendi aramızda gülüşerek bu kulvara da Ukrayna yokuşu takma isim takıyoruz.



Rotada yükselirken, uzaklarda alakasız bir noktada kayalar ile cebelleşen, geri dönmesini tasfiye ettiğimiz kişiyi görüyoruz. Burada bırakamayacağımızı karar verip sesleniyoruz, yanımıza ulaştığında bizimle gelmesini grubumuzdan ayrılmamasını tembih ediyoruz.
Zirveye yaklaştığımızda hava bozmaya başlamıştı, bu noktada zirveden geri dönen ticari gurupla karşılaşıyoruz daha sonra tanıştığımız rehber Murat zirvede elektriklenme olduğundan dikkatli olmamızı ve zirvede çok kalmamamız ile ilgili tasfiyelerde bulunuyor.
Saat 12,58
Hızlı bir şekilde patlayacak bir hava gölgesinde zirveye varıyoruz. Her şeye rağmen burada olmak harika bir duygu, fakat zamanımız yok, çok hızlı bir şekilde fotoğraf çekimini yapıp, aşağıya inişe geçiyoruz. 


recep kulaber

İnişte kasklarımıza vuran dolunun sesi çok farklı bir duygu yaşamamıza neden oluyor.Dolu ve sonrası kara dönüşen yağış Karşı dağların yüzeylerini beyaza boyuyor.
Saat 17,21
Dolu ve sepken eşliğinde yorgun ve çok ıslak bir şekilde Atsız göldeki kampımıza varıyoruz. Yemek yapacak takat yok aperatif bir şeyler yiyip hızlı cana tulumlarımıza giriyoruz. (Ben ve Erdal soğan kaşar hazır ne bulduysak yedik,ama Cemal ve Süleyman yorgunluktan öylece yatmıştı.:) )
recep kulaber



        4.Gün : 09 Ağustos 2018   perşembe      
Saat 06,00
Sabaha kadar yağan yağmur nihayet duruyor, hızlı bir şekilde kampımızı topluyoruz, kahvaltıda ton balıklı makarna var. 



Saat 08,45
B.Deniz gölüne hareket ediyoruz. 



Göl ile dilberdüzü arasında faaliyetimizin en keyifle yürüyüşünü yapıyoruz. Yürüyüş esnasında bol cana doğaseverlerle karşılaşıp selamlaşıyoruz. İnsanları görmek harika.


Saat 11,22
Dilberdüzü ana Kamp alanına varıyoruz. Dağın yamacındaki yemyeşil çimenli düz alanda kurulmuş onlarca çadır. Burası harika bir kamp alanı.Burda olduğumuzdan mutluyuz.



 Arkadaşım Ayhan in burada görevli olduğunu bildiğimden arayıp buluyoruz. İkram ettiği çorbanın tadı hala damağımda ayrıca içtiğim bira hayatım boyunca içtiğim en lezzetli ve keyifli bira idi.



Saat 13,00
İstemeyerek de olsa programımız gereği bu güzel kamptan güzel duygularla ayrılıyoruz, hedefimiz olgunlar yaylası. Genişçe patikadan aşağıya doğru yürüyoruz. Dünya küçük yolda İstanbul dan Memet hoca ve grubu ile karşılaşıyoruz, selamlaşıyoruz, dağlarda tanıdıklarla karşılaşmak harika bir duygu.



Saat 14,44
Hastaf Yaylasındayız su ihtiyacımızı karşılayıp bu sessiz yaylada mola veriyoruz. Yaylanın müdavimlerinden bir yaylacı ile tanışıyoruz, bölgeyi konuşuyoruz.
Saat 16,10
Olgunlar yaylasındayız.



iki derenin birleştiği yerde ahşaptan yapılmış yaylanın tek mekânına gidiyoruz, işletmeci aile ile tanışıp mıhlama siparişi verip yanında hasretle çayımızı yudumluyoruz. Tekrardan masa ve sandalyede oturmanın ne kadar keyifli olduğunu hatırlıyoruz. Hava kararmadan bize önerilen kamp alanına kampımızı atıp hazırlıklarımızı tamamlayıp uyuyoruz.



       5.Gün: 10.08.2018 Cuma
Saat 07,00
Sabah kalkıp kahvaltımızı yapıyoruz arkasından kampı topluyoruz, çadırların altından öbekleşen böcekler dikkat çekiciydi. Dere kenarındaki işletmeye iniyoruz, yeni bir grup gelmiş, mekân cıvıl cıvıl, gurubun içerisindeki rehber kadını hatırlıyorum, Geyikbayırı anda karşılaştığım tırmanışçı bu arkadaş selamlaşıyoruz. Yaylada zaman geçirip, tanımaya çalışıp evleri ve sokaklarını fotoğraflıyoruz.

Saat 09,48
Olgunlardan Yukarı Kavrona yürüyüşe başlıyoruz dere kenarında bulunan genişçe patikadan yükseliyoruz. Karadeniz dağlarını diğer dağlardan ayıran en dikkat çekici özellik yağmur okadar yağıyorki bölgede her yerden dere akıyor.


 Saat 11,16 da  Dobe Yaylası geliyoruz yayla çok sessiz sadece  iki yayla evinden duman tütüyor.



Saat 12,33
Yayladan çıkıp Dobe Düzüne gelmeden sağda Naletleme yamacında bir gurup dağcı gurubu görünüyor. Birazdan yanımızda oluyorlar. Bunlar bizim zirve tırmanışı yaptığımız gün büyük buzuldan mezovite inen Ukraynalı grup. Sarılıp sohbet ediyoruz, bir birimize başarı dileyip ayrılıyoruz.



Saat 02,30
Naletleme geçidine yükselirken, molada Bulgar dağcı gurubu ile rastlaşıp, selamlaşıyoruz Erdal sohbete giriyor, “derebaşı kamp esnasında gece zirvede kafa lambalarını gördüğümüz gurup bunlarmış” diyor, “ayrıca sisten manzara göremediklerinden moralleri bozulmuş” diye bize çeviriyor. Vedalaşırken trans yaptığımızı öğrendiklerinde acıyarak bize bakmaları enteresandı. Artık rotamız daha eğimli Naletleme geçidine kadar yükseliyoruz, ardından Çarşak ve kayalık coğrafya bize eşlik etmeye başlıyor.



Rotanın eğimi ve yağmur bizi yoruyor, yemek molasını geçitten hemen sonra deva sal kaya blokları arasında verip nefesleniyoruz. Tam bu noktada sisler içinden başka bir dağcı gurubu çıka geliyor. Kaçkarların tekrar popüler olması bizi sevindiriyor. Tanışıyoruz, yemeğe davet ediyoruz, Çekyalı olduklarını öğreniyoruz, gurubun liderinin Türkçe bildiğini öğrenince sevinip sohbeti koyulaştırıyoruz, Fince de bildiğini Erdal öğrenince coşup, Fince sohbet başlatıyor, biz mi seyrediyoruz.
Dağcı gurupla vedalaştıktan sonra faaliyetin en can sıkıcı yürüyüşünü yapmaya başlıyoruz çisi soğuk ve görüşümüzü tamamen kapatan sis.
Saat 16,50
Önce aşağıya iniş başlıyor, uzun ve yorucu bir yürüyüşten sonra göller tabanına iniyoruz, sisten dolayı gölleri görememek bizleri üzüyor. Ardından dik bir tırmanış ve göller çeşmeye varıyoruz. Biraz nefeslendikten sonra dere sesini takip edip dereden karşıya geçiyoruz. kavrun sırta varıyoruz, yorgunluğu derinden hissediyoruz, fakat yürü yürü bitmiyor.
Saat 18,52
Nihayet uzaktan yayla evleri gözüküyor, şahin pansiyonun güney batısından başladığımız faaliyete beş gün sonra Kaçkar zirveyi 360 derece dolaşıp doğu yönünden varıyoruz, Başarmanın gururu bizleri çok çok mutlu ediyor.

Bu faaliyet de Beş gün zaman geçirdik, her şeyimizi paylaştık. İyi bir ekip olduk, inanıyorum ki bu beraberlik birbirimizi kardeş yaptı. İyi ki bu faaliyeti yaptık İyi ki varsınız kardeşlerim, dostlarım. Sonsuz teşekkürler.
Recep KULABER

31 Ekim 2025 Cuma

GÖMBE AKDAĞ UYLUK TEPESİ 3024 MT YAZ ZİRVE FAALİYETİ

RECEP KULABER

Faaliyetin Adı: Gömbe Akdağ Uyluk tepesi 3024 m Yaz Zirve faaliyeti
Başlangıç Tarihi:  06 Mayıs 2017
Faaliyet Bitiş Tarihi: 07 Mayıs 2017
Faaliyeti Düzenleyen: KARDAK KARŞIYAKA DAĞCILIK VE DOĞA SPORLARI KULÜBÜ
Faaliyet ve malzeme sorumlusu: Bayram BALABAN                                                                      Tekn.sorumlu:Güray ÖZEN                                                                                 

Mihmandar: Arif ÖZ
Rota: Kuzey batı
Kamp Yeri: Subaşı yaylası
Tırmanış Süresi:  6 saat
Teknik Malzemeler: 10 adet kazma, 10 adet krampon, 10 çift baton ,bivak torbası(kullanılmadı),arama kurtarma ipi (kullanılmadı), ilk yardım çantası (kullanılmadı).
Hava Durumu:
Kamp alanı gündüz 14, gece 5 derece, hissedilen gece 1 Zirve 5 derece hissedilen -2 hava açık güneş parlak. Rüzgâr yok                                                           

SPORCULAR: KARDAK-ARİF ÖZ, BAYRAM BALABAN, BAYRAM ERÇELİK, GÜRAY ÖZEN, MUSTAFA DEDE, HATİCE SANAL, SVETLANA GÜLER, SEYİT MEHTER TODOSK- ADALET YURTÇU, YEDİTEPE-RECEP KULABER



Gömbe, Batı Torosların bitiminde, Akdağ’ın yamacında yer alan 1200 metre yükseklikte bir kasabadır. Kaş’a 60 km uzaklıktadır. Sedir ağaçları, elma, ceviz ve armut ı ile ünlü bir yerleşim yeridir. Gömbe, adını kasaba merkezine 13 km uzaklıkta bulunan Antik Çağ insanının Komba diye adlandırdığı antik kentten almıştır. Hristiyanlık döneminde başpiskoposluk merkezi olan Gömbe ‘de kilise kalıntıları da mevcuttur. Ayrıca Türkiye’nin en eski yağlı güreş yapılan yerlerinden biri olma özelliğini de taşır. Eski zamanlarda Meis ve Rodos gibi adaların tahıl ihtiyaçları da bu güzel yayladan karşılanırmış.
        Gömbe Akdağ(uyluk tepe) 3024 m yüksekliğinde Batı Toros sıra dağlarının bitiminde yer alır, ayrıca Akdağların en yüksek noktası Kızlarsivrisinden (3070 m) sonra Akdenizin ikinci yüksek noktası olup birkaç küçük gölü bulunmaktadır.

       Kardak kulübünden Güray arkadaşımın daveti ile faaliyetin planlaması vs. başlamış oldu. Bu vesile ile Marmaris e yerleşen eski çalışma arkadaşımız Ayşın hanımı ziyaret ederek Gömme ye mesafe olarak yaklaşmış oldum. Buradan Antalya’ya geçip,7 Mayıs 2017 tarihinde Todosk kulübünden Adalet Hanım ile buluştum. Daha sonra 6,30 da Antalya dan  özel araç ile Elmalı ya saat 08,15 de ulaştık(110 km).Elmalı da İzmir’den gelen 8 kişilik Kardak kulübünden sporcu arkadaşla buluşarak onların araçları ile saat 08,45 de hareket ederek gömmeye 09,30 vardık. Eksik kalan Alışverişimizi bu sevimli kasabada yaptık. Ayrıca köy kahvesinde çay içerken yerel halk ile tanışma fırsatı bulduk.11,00 da muhtardan kiralık tuttuğumuz traktör ile subaşı yaylasına hareket ederek yolumuzun üstünde bulunan yeşil göl, uçarsu şelalesini ziyaret ettik. 






Bu arada yayla ve yol kenarlarında Hıdırellez kutlaması yapan piknikçilere sıkça rastladık. Nihayet saat 13,35 de eski kurumuş göl yatağı olan subaşı yaylasına varıp hızlı bir şekilde çadırlarımızı kurduk. Yemek ve ertesi gün zirve hazırlıkları yaparak ıstı rahata çekildik.  



  

               8 Mayıs 2017 Gecesi saat 03.30’da pırıl, pırıl yıldızlar altında kalkıp, hazırlıklarımızı yaptık. Kafa lambaları eşliğinde, Yürüyüş kolundaki 10 kişi tecrübemize göre sıralandık. Saat 04.40 ta zirve yolculuğuna başladık. 




Kısa bir dik çıkış sonrası arazi aracının geçebileceği toprak yoldan ilerledik.3-4 km ileride kamp kurduğumuz yaylaya benzer başka bir yaylanın yanından geçtik. Sağımızda gürül gürül akan berrak bir dere vardı biz vadinin sağ tarafından ilerledik. Bir süre sonra çatallaşan yolda güvenliği ön planda tutan Arif hocam kuzey rotadan gitmeye karar verdi(Güney rotasından da gidilebilir ancak yan geçişler çok daha fazla)yaklaşık bir saat belli belirsiz patika yoldan yürüdük. Saat 09,00 da 2731 metrede ilk uzun molamızı verdik. 




Daha sonra çok büyük bir kaya kütlesinin arkasından dolaşarak sert kara girdik artık krampon takma zamanı geldiğini arazi hissettirmişti. Bu güzergâhı uzun bir yürüyüşle vadinin bitimine kadar takip ettik. Daha sonra zirve yoluna girmek için sola doğru hafif kavisle dik bir çıkış(%55-60 eğim)yaptık. 




Bu çıkışı bitince önümüzde zirve gibi gözüken ilk kaya bloğunun sağından devam ederek hemen arkasındaki zirveye yöneldik. Saat 10.30’da rüzgârlı bir havada önde Adalet Hanım olmak üzere hedefe vardık(3024 mt)




 zirvenin düz bir alan olması beni biraz hayal kırıklığına uğrattı zirve defteri imza flama ile toplu fotoğraf ve yemek molasından sonra (30 dk. zaman geçirdik)inişe geçtik. 


Recep KULABER



Recep KUABER,Adalet YURTÇU,Güray ÖZEN


İniş zirvenin Güney yönünden oldu. Bu yönde havanın sıcaklığı, kar tabakasının az oluşu ve arazinin daha yumuşak oluşu çok daha kolay inmemizi sağladı 




burada dağların kuzey ve güney yamaçların ne kadar farklı olduğunu bir kere daha görmüş oldum. Ayrıca kar olmadığı için kramponlarımızı da erken çıkardık.600 mt kadar Güney yüzünden irtifa kaybettikten sonra 7 kişilik ekip tekrar kuzeye döndü biz 3 kişilik ekip ise Arif hocamızın kendini iyi hissetmediği için geride kaldık ve gurubu kaybettik. Güney yönden inmeye devam ettik. Fark ettiğimizde çok irtifa kaybetmiştik, sağlık açısından tekrar yükselmemiz mantıklı gelmediğinden Dağın güney etek tabanına inerek buradan kampa dolaşarak geçtik birinci gurup Saat 14.30’da kamp alanına vardı 2 gurup yani biz 15,45 de kampa varabildik. Hızlı bir şekilde çadırlar toplandı subaşı yaylasını veda ettik. Saat 17.30’da gömbeye geldik. Hemen minibüse geçip Elmalı'ya Burada deli gibi yemek yiyerek mutluluk hormonlarımızı zıplattık J . Daha sonra saat 19.15’te Yaşadığımız şehirlere dönüş için vedalaştık