yayla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yayla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2025 Çarşamba

ALTIPARMAK SIRA DAĞLARI LİBNİN 3470 m ZİRVESİ ve TAR KULESİ 3380 m TIRMANIŞ FAALİYETİ

 

Altıparmak Libnin 3470 m Recep KULABER

ALTIPARMAK DAĞLARI LİBNİN ZİRVESİ (3470 m) ve TAR KULESİ (3380 m) TIRMANIŞ RAPORU

  • Faaliyeti Düzenleyen: Ordu Dağcılık İhtisas Kulübü
  • Faaliyet Sorumlusu: Yılmaz Seferoğlu
  • Faaliyetin Adı: 30 Ağustos Altıparmak Libnin Tırmanış Faaliyeti
  • Faaliyet Bölgesi: Rize / Avusor Yaylası
  • Faaliyet Tarihi: 29-30 Ağustos 2020
  • Rotalar: Dargovit Geçidi’nden Dadala Dağ Evi’nin bulunduğu vadiye inmeden yan geçiş yapılarak yükselindi.
  • Kamp Yeri: Avusor Yaylası, Mezaryatağı Mevkii
  • Teknik Malzemeler: Tam ip (1 adet), karabina, ekspres ara emniyet malzemeleri, perlon, yardımcı ip, emniyet kolonu (kullanılmadı), telsiz, GPS.
  • Hava Durumu: Mevsim normallerinde, bulutsuz, yıldızlar net, dolunay var, hafif rüzgârlı, yağış yok.
  • Sporcular: Yılmaz Seferoğlu, Mehmet Şenocak, Meltem Erbaş, Özcan Erbaş, Hamide Gülsüm Şahin, İsmail Sevindik, Sevgi Osma, Önder Osma, Apdulvahap Apaydın, Elif Aydın (Ordu Dağcılık); Recep Kulaber (KLOSDAG Dağcılık Kulübü); Osman Aslan (Çayeli Dağcılık).
  • Raporu Yazan: Recep Kulaber

KAÇKAR ALTIPARMAK DAĞLARI HAKKINDA

​Türkiye’nin kuzeyinde, Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanan Kuzey Anadolu Dağları'nın doğu bölümünü oluşturan bir dağ sırasıdır. 3000 metrenin üzerinde birçok zirvesi bulunur. Kaçkar Dağları, batıdan doğuya doğru dört ana bölümden oluşur:

  1. Batı: Verçenik ve Tatos Dağları
  2. Orta: Kavrun Dağları
  3. Orta: Bulut Dağları
  4. Doğu: Altıparmak Dağları

​Batıda Avusor Yaylası'ndaki Hızarkapı Geçidi'nden doğuda Yusufeli ilçesinin İntkor Yaylası'na kadar uzanan bu silsilenin en yüksek noktası Duatepe (3488 m), ikinci en yüksek noktası ise Libnin Zirvesi (3470 m)'dir. Altıparmak Dağları'na Rize'deki Avusor, Golazena, Dereyayla ve İntor yaylaları üzerinden ulaşılabilir. Verçenik ve Kavrun Dağları'na kıyasla daha az ziyaret edilen, bu nedenle daha sakin bir bölgedir.

PROGRAM AKIŞI

29 Ağustos 2020 (1. Gün)

​Saat 05.30'da Yılmaz Seferoğlu ve ben, Altıparmak ve Bulut Dağları'ndaki zirve tırmanışlarımızdan sonra Avusor Yaylası'na indik. Dört günlük kamp hayatından sonra, yayladaki Simge Dağ Evi'nin huzur veren atmosferinde dinlenerek faaliyete katılacak diğer arkadaşlarımızı bekledik.

​Saat 14.00'te Ordu Dağcılık'tan dokuz sporcu ve Rize'den katılan Osman arkadaşımız yaylaya geldiler. Yemeklerini yiyip son hazırlıklarını yaptıktan sonra, toplam 12 sporcu olarak kamp atacağımız Mezaryatağı bölgesine doğru hareket ettik. Dargovit Geçidi'ne giden belirgin patikadan yükselerek yaklaşık bir saat sonra kamp alanına ulaştık. Yaylanın doğu yönünde bulunan ve su kaynağı olan bu yeşil çayırlık düzlük, kamp için oldukça uygundu. Herkes çadırını kurarak ertesi günkü tırmanış için son hazırlıklarını tamamladı.

30 Ağustos 2020 (2. Gün)

​Saat 04.30'da 12 kişilik ekiple Libnin Zirvesi faaliyeti için yola çıktık. Kampımızın doğu yönünde bulunan, rahat ve belirgin patikadan yavaş tempoda yükselişe geçtik.

​Saat 05.20'de günün aydınlanmasıyla Dargovit Aşitı'na vardık. Avusor Yaylası'nın bulunduğu vadiden kuzeydeki diğer vadiye geçişi sağlayan bu geçitte dinlenirken, harika manzaranın tadını çıkardık.

​Diğer vadiye geçtikten sonra vadi tabanına inmeden yaklaşık elli metre alçaldık. Miçilo Tepesi'nin eteğinden yan geçiş yaparak Tar Kulesi ve Miçilo Tepesi arasındaki kulvara geldik. Daha önce Libnin tırmanışını, dağın batısında bulunan Dadala Dağ Evi'nden klasik rotayla yapmıştık. Bu yeni rota, vadi tabanına inilmediği ve irtifa kaybedilmediği için bana daha kısa geldi.

​Saat 07.40'ta Tar Kulesi ve Miçola arasındaki eğimli kulvardan yükselerek aşita ulaştık.

​Önceden Yılmaz'la planladığımız gibi, ben Osman'ı yanıma alarak öne geçtim. Amacımız, grup Libnin'e çıkmadan önce Tar Kulesi'ne ilk bilinen tırmanışı yapmaktı. Rota bilinmediği için grubu bu rotaya sokmayacaktık. Ayrıca, grupla ilgilenen Yılmaz da bizden sonra Tar'a tırmanacaktı.

​Osman'la aşitten sonra 2-3 derecelik kaya tırmanışı yaparak klasik rotadaki aşita vardık. Önce kulenin güney yönünden tırmanmaya çalıştık ancak sert ve dik kaya bloklarıyla karşılaşınca vazgeçip kuzey tarafına geçtik. Rota oluşturarak yükseldik. 2-3 derecelik kaya tırmanışı ve kısa bir yan geçiş parkurundan sonra saat 09.10'da zirveye ulaştık.

3380 metre yüksekliğindeki Tar Kulesi'ne bilinen ilk zirve tırmanışını gerçekleştirdiğimiz için Osman'la birbirimizi tebrik ettik ve ardından büyük bir kaya babası yaptık. Gruba yetişmek için fazla vakit kaybetmeden inişe geçtik. İnişimizde, Yılmaz'a zaman kazandırmak için kaya babalarından rota işaretleri oluşturduk. Bu rotaya, Yılmaz'ın Doğu Karadeniz'de yaptığı harika işlerden dolayı "Seferoğlu Rotası" adını verdim.

​Aşağı indiğimizde, grup aşitta mola vermiş bizi bekliyordu. Osman'la gruba katılmamızla birlikte, Yılmaz da yanına Vahap'ı alarak Tar Kulesi'ne tırmandı.

​Yeniden Libnin zirvesi rotasına girdik ve 3470 metre yükseklikteki zirveye 10.45'te ulaştık. Manzarası keyifli olan bu zirvede dar bir alanda yaklaşık bir saat geçirdik. 30 Ağustos olması sebebiyle saygı duruşu ve İstiklal Marşı'mızı okuduktan sonra inişe başladık. Çıkış rotamızın aksine, inerken klasik rotayı kullandık ve Dadala Dağ Evi'ne ulaştık.

​Vadiye indikten sonra merakımıza yenik düşerek Yılmaz'la birlikte Golazena Vadisi'ni görmek ve fotoğraflamak için dağ evinin kuzeyindeki tepeye tırmandık.

​Saat 16.30'da kampa döndük. Bu gece son kez çadırda uyuyup sabah yaylaya inerek faaliyetimizi sonlandırdık.
















altıparmak libnin tar kule zirve

Yılmaz seferoğlu tar'a tırmanırken
altıparmak libnin doğu yönü 

altıparmak libnin zirveden golazena ve duatepeye bakış


10 Ağustos 2021 Salı

BULUT SIRA DAĞI AÇOVİT 3109 m ZİRVE YAZ TIRMANIŞ FAALİYET HİKÂYESİ

 

                                                                       Recep Kulaber lisans no:34-14-004256

 

             AÇOVİT 3109 m ZİRVE YAZ TIRMANIŞ FAALİYET HİKÂYESİ

Faaliyeti düzenleyen: Ferdi                                                               

Tırmanış sorumlusu: Recep KULABER  

Faaliyetin adı: Açovit yaylası zirve ve kültür gezi faaliyeti                                                                                                            

Faaliyet Bölgesi: Rize-Çamlıhemşin-avusor yaylası                                                                                                          

Faaliyet Tarihi: 20-22 Temmuz 2021                                                                                                                          

Rota: Güney batı kulvarından klasik rota                                                                                                                                        

 Kamp Yeri: Avusor yaylası Simge pansiyon                                                                                                                            

Teknik Malzemeler: (kişisel ve kamp malzemelerin dışında) Emniyet kolonu ve Yardımcı İp(kullanılmadı)                                                                                                                       

Tırmanış anında Hava Durumu: Zirve sabahı 15 derece kapalı ve sisli yer yer yağışlı.                                                                                                                                          

Katılan Sporcular: Selma BAYAR, Recep KULABER                                                            

Raporu yazan: Recep KULABER

BULUT SIRA DAĞLARI AÇOVİT ZİRVE 3109 M

Kemerli kaçkar kuzey duvar Recep KULABER


Bulut Dağları, Kavrun Dağları'nın kuzeydoğusunda yer alan, kendi içinde ufak bir dağ silsilesidir. Bu silsilenin en belirgin zirvesi birçok yerden seçilebilen Kemerli Kaçkar (3562 m.) Dağı'dır. Vikipedi

Bulut-Altıparmak dağları güneybatı-kuzeydoğu yönünde uzanan pek çok zirveden oluşmuştur. Bulut Dağlarında; Kuşaklıkul tepe 3281 m. Kındevul tepe 3562 m. Lazgediği tepe 3353 m. Altıparmak dağlarında ise Hızarkapı tepe 3330 m. Liblin tepe 3492 m. bu ünitenin önemli zirvelerindendir. Doğu Karadeniz dağlarının büyük kısmında olduğu gibi Bulut-Altıparmak dağlarında da yükseltinin kısa mesafede artması, yaylacılık etkinliklerine ve buna bağlı bir takım geçici yerleşmelerin kurulmasında doğrudan etkili olmuştur. Bu dağ grubu gerek morfolojik üniteleri, buzulları, gölleri, bitki örtüsü ve yaban hayatı, gerekse beşeri etkinlikleri göz önüne alındığında önemli bir turizm potansiyeline de sahiptir. Doç. Dr. Ali Fuat DOĞU, Yrd. Doç. Dr. Gürcan GÜRGEN, Yrd. Doç. Dr. Harım TUNÇEL, Yrd. Doç. Dr. İhsan ÇİÇEK

Verçenik ve Kavrun Dağları'na kıyasla Bulut Dağları çok daha az gidilen ıssız bir bölgedir. Bu özelliği dolayısıyla temiz ve sakin bölgelerde tırmanmayı sevenlerce bilinmektedir. Bulut Dağları’nın en yüksek zirvesi olan Kındevul Tepe, hem Rize hem de Artvin tarafında manzarası en güzel dağlardan biri. Rize tarafında Kemerli Kaçkar da denilen Kındevul, olağanüstü manzaralar sunuyor. Rize tarafında otomobille Palakçur Yaylası’na gidildiğinde zirve tüm heybetiyle ortaya çıkıyor. Dağlara çok yaklaşınca görkemli görüntüler kayboluyor, bu nedenle uzaktan izlemek daha iyi. Yusufeli tarafından Kındevul’u izlemek için dağın çok yakın olduğu Körahmet Mahallesi yerine otomobille Mikeliz Mahallesi’ne bağlı Mudut Yaylası’na gitmek daha mantıklı. Bu güzel yaylada bir gün geçirebilirsiniz.

Prof.Dr. Yıldırım GÜNGÖR

BULUT DAĞI AÇOVİT ZİRVE 3109 m YAZ TIRMANIŞ FAALİYET HİKÂYESİ    

Avusor yayla Açovit zirve

                                                                                                                              

Avusor yaylasına tırmanış için her geldiğimdi, yaylanın arka fonunda yaylanın en önemli organı gibi duran bu yükselti dikkatimi çeker,uzun uzun seyrederim.Laz yaylasının adeta simgesi gibi durur. Bulut sıra dağlarının batı ucundaki bu ilk dağ Kemerli Kaçkar dağının gölgesinde kalan üvey evlat gibidir adeta.Herkes arkasındaki kemerli Kaçkar dağına odaklanırken Açovit tepesini adeta görmezler. Kendini yalnız hisseden bu dağ benim hep dikkatimi çekmiş ve üstümde duygusal bağ oluşturmuştu. Kendi kendime bu zirveye özel bir tırmanış faaliyeti yapmam gerek diye hep konuşmuşumdur. Yıllar sonra hayat arkadaşım Selma’ya bu zirveden ve hislerimden bahsettim. Beni dinleyip beraber yapacağımız faaliyet ’den mutlu olurum deyince Açovit zirve faaliyeti ile beraber Karadeniz gezi faaliyetini planladık.                                                                                                               

PROGRAM AKIŞI                                                                                                                

20.07.2021                                                                                                                             

Saat 11,30                                    

Çamlıhemşin Kavrun yaylasında konakladığımız pansiyondan vedalaşarak ayrıldık. Bizim gibi pansiyonda kalan iki arkadaş kavrun dan Avasor yayla sapağına kadar araçları ile bizi indirdiler. Bu noktadan yaylaya ulaşım ile ilgili bir planımız yoktu. Yaylaya çıkan araçlardan biri bizi alır diye umuyorduk. Fakat yaylaya ulaşımı sağlayan minibüs kaldırılmış, özel araç ile çıkanlarda dolu olunca iki KM yürümek zorunda kaldık. Gölgesi olmayan ve çok sıcak bir havada yolda yürümek Selma’yı yormuştu. Tam bu atmosferde Simge pansiyonun sahibi Reşit arabası ile belirdi. Çarşıdan alışveriş yapmış yaylaya çıkıyormuş. İmdadımıza yetişti. 

Selma BAYAR


Zaten Planımıza göre çadır atmayıp yayladaki pansiyonda iki gece kalacaktık. Daha önce yaylaya geldiğimdi Marsis pansiyon veya simge pansiyona sürekli uğrarım. Bu sefer Simgede konaklamaya karar verdik. Araç ile rahat bir şekilde yaylaya ulaştık. Açovit bizi selamladı. Tekrar buraları görmek mutluluk verici.Odamıza yerleşip ertesi günkü faaliyet hazırlıklarımızı yaptık.

  21.07.2021                                                                                                                                  

  Saat 06,40                                                                                                                                  

Geceden beri yağan yağmur nihayet dinmişti, Zirve çantalarımızı sırtladık. Yağmur bizi Planladığımız saatten bir saat geciktirmişti.Hava güzel rüzgâr yok. Pansiyondan dereyi geçerek patikaya bağlandık. Belirgin patikadan yükselirken sis de arkamızdan yükseliyor,bize yetişmeye çalışıyordu.



Saat 08,00’da Avusor gölüne ulaştık. Dağların arasındaki bu göl huzur dolu.Planladığımız gibi kahvaltımızı burada yapıp tadını çıkarttık. Ardından gölün çıkıntılı yerinden Açovit dağ kütlesinin güney batı kulvarından yükselmeye başladık. Orman gülü bitkisine girmeden yeşil ve çarşak zeminde yükselerek kulvar a girdik. 

Avusor gölü


Geriye baktığımızda artık göl gözükmuyor,sis tamamen kapatmış sadece önümüzdeki Açovit zirve gözüküyordu.Yükselmeye devam ettik.



Saat 09,40                                                                                                                                    

Çarşak ve oynak kaya zeminini arkamızda bırakarak Kaya kulenin altına ulaştık. Artık tırmanma zamanı gelmişti. Yaklaşık 3-4 derece kaya tırmanışı yapmamız gerekiyor. Selma nın fazla tırmanış tecrübesi yoktu sadece üç defa kaya tırmanışı ve zor olmayan bir kış dağ faaliyet tecrübesi vardı. İlk defa bu özel dağda beraber ciddi bir faaliyet tecrübesi yaşayacaktık. Önden dikkatli bir şekilde tırmanışa başladı.Hemen arkasından ben yükseliyordum 



Yaklaşık 5-6 m yükseldikten sonra tırmanışın sert olduğunu hissedince, tırmandığımız kayadan zorlu bir şekilde geri inmek zorunda kaldık.Selma demorilize olmuştu.Bir süre güvenli bir noktada oturup,moral depolamaya çalıştık.Benim tek başıma zirve yapma teklifime sıcak bakmadı.Kendi iç dünyamda geri dönme pilanı yaparken,selma gidebildiğim yere kadar kadar çıkmak istiyorum dedi.Tırmanışa ara vermek ve oturmak iyi gelmiş moralini yükseltmişti.Bunun üzerine hemen sağımızda kalan diğer kulvara girip,inceledim.Bu rotada kaya tırmanışı gözükmüyordu ama arazi eğimli çarşak kaygandı.Sivri kayanın dibine kadar yavaş ve temkinli bir şekilde tekrardan yükselip,sivri kayanın sağından dar kulvara girdik.



Saat 11,45

Hemen zirve altında eğimli ama kendinizi güvende hissedeceğiniz çayırlı, çiçekli bir alana geldik. Nefeslenmek ve atıştırmak için bu alanda kısa bir mola verdik. Zaten zirve hemen üstümüzde gözüküyordu. 


                                                                                                            

Saat 12,00

Selma dinlenirken, rota oluşturmak için zirveye ilk ben çıktım. Çıktığımda iki zirve olduğunu tespit ettim. Kuzeyimde kalan diğer zirve çıkışı için doğu ve batı yönünden zirveye kadar uzanan kulvara inip tekrar hafif bir kaya tırmanışı ile tırmanıp ulaştım. Zirveye batı ve doğu yönlerinden yükselen kulvarlardan da zirveye çıkmak isteyenlere iki tane farklı rota olup çıkılabileceğini tespit ettim.



 Ardından Selma da kısa süre sonra yanıma geldi ve ilk beraber yaptığımız bu özel zirve faaliyeti için birbirimizi kutlayıp fotoğraf çekildik.



Saat 12,45

Yavaş ama dikkatli bir şekilde inişe geçtik. Çok fazla sis olduğundan görüşümüz hiç yoktu. Çıkış yaptığımız kulvarı kaybetmeden ve göle akan şelalenin sesini iniş yönümüz yaparak rahat bir şekilde göle Saat 14,30 da ulaştık. Sisli havaya Yağmur da eşlik edince patikayı bulmakta biraz zorlandık



Saat 15,40

Elmas ablanın nefis eritme peynir tavalamasını yeme hayalini kurarak Patikadan rahat bir şekilde inip Avusor simge pansiyona ulaştık.Selmanın ilk ciddi faaliyeti olduğundan kendini kasmış ve yorgundu ayrıca  dönüşte yağmurdan ıslanmıştık.Fakat herşeye rağmen mutlu ve güzel anılar biriktirerek bitirdik.Burada kalan bir günümüzü dinlenerek geçirebiliriz