RECEPKULABER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
RECEPKULABER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2026 Pazartesi

ALTIPARMAK SIRA DAĞLARI LİBNİN 3470 m ZİRVESİ ve TAR KULESİ 3380 m TIRMANIŞ FAALİYETİ

 

Altıparmak Libnin 3470 m Recep KULABER

ALTIPARMAK DAĞLARI LİBNİN ZİRVESİ (3470 m) ve TAR KULESİ (3380 m) TIRMANIŞ RAPORU

  • ​Faaliyeti Düzenleyen: Ordu Dağcılık İhtisas Kulübü
  • ​Faaliyet Sorumlusu: Yılmaz Seferoğlu
  • ​Faaliyetin Adı: 30 Ağustos Altıparmak Libnin Tırmanış Faaliyeti
  • ​Faaliyet Bölgesi: Rize / Avusor Yaylası
  • ​Faaliyet Tarihi: 29-30 Ağustos 2020
  • ​Rotalar: Dargovit Geçidi’nden Dadala Dağ Evi’nin bulunduğu vadiye inmeden yan geçiş yapılarak yükselindi.
  • ​Kamp Yeri: Avusor Yaylası, Mezaryatağı Mevkii
  • ​Teknik Malzemeler: Tam ip (1 adet), karabina, ekspres ara emniyet malzemeleri, perlon, yardımcı ip, emniyet kolonu (kullanılmadı), telsiz, GPS.
  • ​Hava Durumu: Mevsim normallerinde, bulutsuz, yıldızlar net, dolunay var, hafif rüzgârlı, yağış yok.
  • ​Sporcular: Yılmaz Seferoğlu, Mehmet Şenocak, Meltem Erbaş, Özcan Erbaş, Hamide Gülsüm Şahin, İsmail Sevindik, Sevgi Osma, Önder Osma, Apdulvahap Apaydın, Elif Aydın (Ordu Dağcılık); Recep Kulaber (KLOSDAG Dağcılık Kulübü); Osman Aslan (Çayeli Dağcılık).
  • ​Raporu Yazan: Recep Kulaber

​KAÇKAR ALTIPARMAK DAĞLARI HAKKINDA

​Türkiye’nin kuzeyinde, Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanan Kuzey Anadolu Dağları'nın doğu bölümünü oluşturan bir dağ sırasıdır. 3000 metrenin üzerinde birçok zirvesi bulunur. Kaçkar Dağları, batıdan doğuya doğru dört ana bölümden oluşur:

  1. ​Batı: Verçenik ve Tatos Dağları
  2. ​Orta: Kavrun Dağları
  3. ​Orta: Bulut Dağları
  4. ​Doğu: Altıparmak Dağları

​Batıda Avusor Yaylası'ndaki Hızarkapı Geçidi'nden doğuda Yusufeli ilçesinin İntkor Yaylası'na kadar uzanan bu silsilenin en yüksek noktası Duatepe (3488 m), ikinci en yüksek noktası ise Libnin Zirvesi (3470 m)'dir. Altıparmak Dağları'na Rize'deki Avusor, Golazena, Dereyayla ve İntor yaylaları üzerinden ulaşılabilir. Verçenik ve Kavrun Dağları'na kıyasla daha az ziyaret edilen, bu nedenle daha sakin bir bölgedir.

​PROGRAM AKIŞI

​29 Ağustos 2020 (1. Gün)

​Saat 05.30'da Yılmaz Seferoğlu ve ben, Altıparmak ve Bulut Dağları'ndaki zirve tırmanışlarımızdan sonra Avusor Yaylası'na indik. Dört günlük kamp hayatından sonra, yayladaki Simge Dağ Evi'nin huzur veren atmosferinde dinlenerek faaliyete katılacak diğer arkadaşlarımızı bekledik.

​Saat 14.00'te Ordu Dağcılık'tan dokuz sporcu ve Rize'den katılan Osman arkadaşımız yaylaya geldiler. Yemeklerini yiyip son hazırlıklarını yaptıktan sonra, toplam 12 sporcu olarak kamp atacağımız Mezaryatağı bölgesine doğru hareket ettik. Dargovit Geçidi'ne giden belirgin patikadan yükselerek yaklaşık bir saat sonra kamp alanına ulaştık. Yaylanın doğu yönünde bulunan ve su kaynağı olan bu yeşil çayırlık düzlük, kamp için oldukça uygundu. Herkes çadırını kurarak ertesi günkü tırmanış için son hazırlıklarını tamamladı.

​30 Ağustos 2020 (2. Gün)

​Saat 04.30'da 12 kişilik ekiple Libnin Zirvesi faaliyeti için yola çıktık. Kampımızın doğu yönünde bulunan, rahat ve belirgin patikadan yavaş tempoda yükselişe geçtik.

​Saat 05.20'de günün aydınlanmasıyla Dargovit Aşitı'na vardık. Avusor Yaylası'nın bulunduğu vadiden kuzeydeki diğer vadiye geçişi sağlayan bu geçitte dinlenirken, harika manzaranın tadını çıkardık.

​Diğer vadiye geçtikten sonra vadi tabanına inmeden yaklaşık elli metre alçaldık. Miçilo Tepesi'nin eteğinden yan geçiş yaparak Tar Kulesi ve Miçilo Tepesi arasındaki kulvara geldik. Daha önce Libnin tırmanışını, dağın batısında bulunan Dadala Dağ Evi'nden klasik rotayla yapmıştık. Bu yeni rota, vadi tabanına inilmediği ve irtifa kaybedilmediği için bana daha kısa geldi.

​Saat 07.40'ta Tar Kulesi ve Miçola arasındaki eğimli kulvardan yükselerek aşita ulaştık.

​Önceden Yılmaz'la planladığımız gibi, ben Osman'ı yanıma alarak öne geçtim. Amacımız, grup Libnin'e çıkmadan önce Tar Kulesi'ne ilk bilinen tırmanışı yapmaktı. Rota bilinmediği için grubu bu rotaya sokmayacaktık. Ayrıca, grupla ilgilenen Yılmaz da bizden sonra Tar'a tırmanacaktı.

​Osman'la aşitten sonra 2-3 derecelik kaya tırmanışı yaparak klasik rotadaki aşita vardık. Önce kulenin güney yönünden tırmanmaya çalıştık ancak sert ve dik kaya bloklarıyla karşılaşınca vazgeçip kuzey tarafına geçtik. Rota oluşturarak yükseldik. 2-3 derecelik kaya tırmanışı ve kısa bir yan geçiş parkurundan sonra saat 09.10'da zirveye ulaştık.

​3380 metre yüksekliğindeki Tar Kulesi'ne bilinen ilk zirve tırmanışını gerçekleştirdiğimiz için Osman'la birbirimizi tebrik ettik ve ardından büyük bir kaya babası yaptık. Gruba yetişmek için fazla vakit kaybetmeden inişe geçtik. İnişimizde, Yılmaz'a zaman kazandırmak için kaya babalarından rota işaretleri oluşturduk. Bu rotaya, Yılmaz'ın Doğu Karadeniz'de yaptığı harika işlerden dolayı "Seferoğlu Rotası" adını verdim.

​Aşağı indiğimizde, grup aşitta mola vermiş bizi bekliyordu. Osman'la gruba katılmamızla birlikte, Yılmaz da yanına Vahap'ı alarak Tar Kulesi'ne tırmandı.

​Yeniden Libnin zirvesi rotasına girdik ve 3470 metre yükseklikteki zirveye 10.45'te ulaştık. Manzarası keyifli olan bu zirvede dar bir alanda yaklaşık bir saat geçirdik. 30 Ağustos olması sebebiyle saygı duruşu ve İstiklal Marşı'mızı okuduktan sonra inişe başladık. Çıkış rotamızın aksine, inerken klasik rotayı kullandık ve Dadala Dağ Evi'ne ulaştık.

​Vadiye indikten sonra merakımıza yenik düşerek Yılmaz'la birlikte Golazena Vadisi'ni görmek ve fotoğraflamak için dağ evinin kuzeyindeki tepeye tırmandık.

​Saat 16.30'da kampa döndük. Bu gece son kez çadırda uyuyup sabah yaylaya inerek faaliyetimizi sonlandırdık.

​
















altıparmak libnin tar kule zirve

Yılmaz seferoğlu tar'a tırmanırken
altıparmak libnin doğu yönü 

altıparmak libnin zirveden golazena ve duatepeye bakış


KAÇKAR 360⁰ TRANS VE GÜNEYDEN ZİRVE HİKAYESİ VE FAALİYET RAPORU


Recep KULABER
Kaçkar 360⁰Trans ve Güneyden Zirve Hikayesi ve Faaliyet Raporu

Faaliyet Tarihi: 06-10 Ağustos 2018 (5 Gün)
Faaliyeti Düzenleyen: Kaçkar dörtlüsü                                                                                              
Rota
: Kaçkar 360⁰Trans ve Güneyden Zirve Faaliyeti
Kamp Yeri: Derebaşı(1 gece)Atsızgöl(2 gece)Olgunlar(1 gece)
Tırmanış Süresi: 5 Saat 45 dk.
Teknik Malzemeler: 5 adet karabina(kullanılmadı),ip(kullanılmadı), ilk yardım çantası (kullanılmadı),Bivak(kullanılmadı) Telsiz(kullanıldı) GPS(kullanıldı)
Hava Durumu: Çoğunlukla sisli, 3 gün yağışlıydı. Yağış zirve günü öğleden sonra ve devam eden gece boyunca şiddetli ve çoğunlukla dolu şeklindeydi. Rüzgâr zirve günü orta şiddette, diğer günler hafif ti. Sıcaklık zirve günü ve gecesi düşüktü. Diğer günler güneşle birlikte mevsim normallerindeydi.                                                                                                                                                   Sporcular: Recep KULABER(KLOSDAG DAĞ. KULB.)Süleyman KESKİN(VERÇENİK DAĞ. KULB.)Cemal BAŞ(İKİZDERE DAĞ. KULB.)Erdal ÖZBEK(KORDELYA DAĞ. KULB.)                                                                                                                                                         Görev dağılımı: 

                              1-Recep KULABER: Lider ve İlk Yardım
                              2-Süleyman KESKİN: Teknik ve Lojistik
                              3-Cemal BAŞ: Teknik ve Rota Sorumlusu
                              4-Erdal ÖZBEK: Genel Koordinasyon-Planlama, İletişim ve Raporlama
   
   KAÇKAR KAVRUN ZİRVE 3932 m
 

 Kaçkar Dağları Türkiye'nin kuzeyinde, Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanan, bir dağ sırası. Doğusundaki birçok zirvesi 3500 m üzerindeyken, batı kesimi 2000 m yüksekliğe kadar ulaşır. En yüksek noktası olan Kaçkar Kavrun Dağı 3932 m yüksekliktedir. 1994 yılında milli park ilan edilmiştir. Milli parkın büyük bir bölümü Rize ili Çamlıhemşin ilçesi sınırları içinde, küçük bir bölümü de Artvin ili Yusufeli ilçesi sınırları içinde kalmaktadır.(vikipedi)

Kaçkar 360⁰Trans ve Güneyden Zirve
Erdal’ın iki yıldır heyecanla ve ısrarla gündeme getirdiği, Kaçkar Trans faaliyet kararını TDF ileri kar buz eğitimdeyken aldık. “Tamam, Yapalım şu faaliyeti” dedik.

05 Ağustos 2018                                                                                                                                  

Saat 08.00
Akşamdan hazırladığım sırt çantamı almak için ofisime gidiyorum. Saat 09 da sefaköy den kalkan servis aracına binip, esenler otogarına oradan da 11,00 kalkacak araç ile Rize merkeze hareket ediyorum, ekip ile Rize merkezde buluşacağız.
        1.Gün :06 Ağustos 2018 pazartesi
Saat 06,30
Planladığımdan erken geliyorum, Rize otogarına. Çantam ile hızlı bir şekilde yürüyerek, Liman lokantasına varıyorum, Kahvaltımı bu mekânda yapacağım. İlk Ankara’dan Erdal geliyor, arkasından Rize de yaşayan Cemal ve Süleyman ile buluşuyoruz, ekip hazır. Sohbet edip hasret gideriyoruz, sonra hızlı bir şekilde ortak alışverişimizi yapıp,Saat 10,00 da Süleyman’ın aracı ile Kavrun yaylasına hareket ediyoruz.


Saat 12,00
Yukarı kavrun yaylasındayız, tekrar burada olmak güzel bir duygu ve buradaysak şahin pansiyonda Firdevs ablanın mıhlamasını ve sütlacını yemeden olmaz. Teknik toplantımızı da burada yapıp son hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. İletişim için bizdeki telsizlerden birini yalçına bırakıyoruz.



Saat 14,00
Dört kişilik ekibimizle faaliyetimize başlıyoruz, her şey yolunda giderse beşinci gün şahin pansiyonun doğu yönünden buraya ulaşacağız. İlk hedefimiz 1.kamp atacağımız yer derebaşı. Kamp çantalarımızı sırtlayarak kavrun yaylasından hareket ediyoruz.



Yaylanın güney yönüne doğru patikadan yürüyerek yükseliyoruz. Yer yer patika dere kenarından gidiyor, yürürken derenin sesi müzik gibi. Geriye baktığımızda uzaklardaki yayla artık gözükmüyor, sis kar örtüsü gibi evlerin üstünü kaplıyor. Fakat sis bununla yetinmeyip bizi önüne katmış, yukarıya doğru adeta sel gibi akmaya devam ediyor.



Saat 18,00
Kamp atacağımız noktaya nihayet varıyoruz. Son sırtı kamp çantası ile tırmanmak bizleri biraz yordu, üstelik Rize’nin yağmuru bizi ıslatarak karşılaması da yorgunluğumuzun artmasına neden oldu. Gölün kenarında konforlu çadır kurma alanı bulmak için vakit kaybedince yemek yapmak için karanlığa kalıyoruz. Yemek yedikten sonra ben çaya kalmayıp erkenden çadırımda yatıyorum. Fakat gece Cemal ve Erdal’ın muhabbetinden uyanıyorum. Gölün doğu kısmında, zirve eteğinde kafa lambalı bir gurubu geçit yaparken gördükleri için bu grup kim muhabbeti bir zaman sonra hollywood filim senaryolarına konu olacak noktaya geliyor. Bu arada günler sonra karşılaşacağımız, Bulgar dağcı gurubu olduğunu öğreneceğiz. Yeri gelmişken kavrun yaylasındaki şahin pansiyonun sahibi Yalçın konusu geçen rotadan da kaçkar kavrun zirvesinin güneyine geçileceği ile ilgili bilgilerini bizimle paylaşmıştı.             
        2.Gün: 07 Ağustos 2018 salı
Sabah Derebaşında çadırlarımızdan çıkınca akşamki sisin ve çisenin dağıldığını görüyoruz, içimize yaşam sevinci doluyor. Güneşli bir günün bizi karşılaması paha biçilemez.



Saat 09,00
Keyifle kahvaltımızı yapıp kampımızı toplayıp derebaşı sırta hareket ediyoruz.                                                                      
Saat 11,37
Kavrun vadi manzarası eşliğinde eğimi yüksek patika yoldan yükselip sırta varıyoruz. Müthiş manzarayı kelimelere dökmem benim için çok zor. Uzunca bu sırt da mola verip her iki vadinin tadını çıkartıyoruz. Bir daha aynı faaliyeti yaparsak birinci kampın bu sırta olması gerektiğini konusunda hem fikir oluyoruz. Yalnız burada su yok diyor Erdal, kamp atarsak ben size su taşırım diyor cemal gülüşüyoruz, ekibin morali iyi. Sessiz duran Süleyman birbirinden güzel eski hikâyelerini tek tek anlatmaya başlıyor. Gülüşüyoruz.



 Saat 10,20
Manzaranın tadını çıkarttıktan sonra yürüyüşümüze devam ediyoruz, hedef kavron geçidi. Bu parkurda rota sırttan gidildiğinden eğim yok dolayısı ile yürüyüş kolay ve zevkli geçecek izlenimini veriyor. 



Patikanın bazı kısımları taşlar düzeltilerek döşenmiş insanların eli değdiği çok açık. Cemal bu yolların çok eski ticaret yolları olduğunu söylüyor. Nihayet su kaynağına geliyoruz, burada biraz nefeslenmek için mola veriyoruz.



Saat 13,45
Etabın son kısmı sırta çıkış, eğimi dik olduğundan Z çizerek çıkıyoruz artık başka bir vadideyiz. Yorulduk, dinlendikten sonra kısa bir aşağıya eğimli arazide yürüyoruz.



Nihayet Daha sonraki sohbetlerimize de konu olan zor bir vadinin yamacına geliyoruz. Vadinin karşı yamacı çok dik ve uzun gözüküyor, kendi aramızda rotayı değiştirip önce aşağıya inip yamacı baypas mı etsek diye müzakere yapıyoruz, rotanın uzayacağı fikri daha baskın çıkınca vadinin tabanına doğru inişimiz başlıyor.
Saat 17,07
Kamp yükü ile gerçekten çok çok zorlandığımız birinci sırtı çıkıyoruz. Cemal bu etapta kilo ve kondisyon eksikliğinden biraz zorlanıyor. Erdal da bu durumdan dolayı yokuşun ismi artık Cemo yokuşu diye yeni bir isim öneriyor. Gülüşüyoruz, grup motivasyonu yüksek tutmak için. Buna ne kadar ihtiyacımız olduğunu rotanın ilerleyen kısımlarında daha iyi anlayacağız. J
Saat 19,10
Ardından aynı zorlukta ikinci vadi etabını inip ikinci sırtı da geçiyoruz.
Saat 19,44
Yağmur ile beraber atsız göldeyiz. 



Planımıza göre B.Deniz gölünde kamp atacaktık, fakat gerek yorgunluktan gerekse de şiddetli yağmurdan dolayı devam etmemiz çok zor. Kampı bu küçük göl kenarına atıyoruz. Hızlı bir şekilde yemeğimizi yapıp, yiyoruz ve sabahki zirve için çantamızı hazırlayıp erkenden uyuyoruz. Saat 20,30
         3.Gün : 08 Ağustos 2018 çarşamba                
Saat 07,15
Kahvaltıdan sonra kampımızı atsız gölde bırakarak zirveye yürüyüşümüz başlıyor.20 DK sonra B.Denizgölü sırtındayız. Karadeniz de gördüğüm en güzel göl ve dağ manzarası. Harika, iyi ki gelmişiz. Bu noktada kısa mola verip manzaranın keyfine çıkartalım diyoruz.



Fakat göl tabanından bulunduğumuz noktaya sis hücum edince, acele ediyoruz.
Saat 09,25
Yamaçtan aşağıya inerek göl tabanına varıyoruz, yukarıdan gördüğümüz iki çadırın artık olmadığını görüyoruz. Erdal söyleniyor ‘burada kamp atacaktık.’ Vakit kaybetmeden Cemal in rehberliğinde yükselmemize devam ediyoruz, Bir ara kısa bir yanlış sapma yaşasak da saat 09,25 de ilk sırt a varıyoruz. Fakat burada altmış yaşlarında dağ faaliyeti için uygun olmayan kıyafetleri ile biri karşılıyor. Dilber düzünde kamp attığından ve ticari dağ çıkışı yapan bir grubun peşine takılarak bu noktaya geldiğini söylüyor, fakat rehber gelemeyeceği konusunda uyarınca bekleme kararı aldığından söz ediyor. Davranışı, konuşması ve kıyafetlerinden tırmanışa çok uygun olmadığına karar verip geri dönmesini tasfiye edip rotamıza devam ediyoruz.



B.Deniz gölden sonraki ikinci sırttan aşağıya inerken çok uzaklardaki karşı yamaçta kar kulvarında yükselen, bir gurup dağcıyı görüyoruz. Ticari zirve grubu olduğunu düşünerek Erdal’ın itirazına rağmen ayak izlerini takip etmeye başlıyoruz. Sırta varınca buzuldan iple Mezovit’e inme hazırlıkları yapan bu gurubun bizim tahmin ettiğimiz grubun olmadığını, Ukraynalı bir dağcı grubu olduğunu anlıyoruz.



Hızlı bir şekilde çapraz aşağıya inerek tekrardan rota babalarını buluyoruz, Oh doğru rotadayız. Fakat bu hata bize yaklaşık bir saat zaman kaybettiriyor. Grup olarak kendi aramızda gülüşerek bu kulvara da Ukrayna yokuşu takma isim takıyoruz.



Rotada yükselirken, uzaklarda alakasız bir noktada kayalar ile cebelleşen, geri dönmesini tasfiye ettiğimiz kişiyi görüyoruz. Burada bırakamayacağımızı karar verip sesleniyoruz, yanımıza ulaştığında bizimle gelmesini grubumuzdan ayrılmamasını tembih ediyoruz.
Zirveye yaklaştığımızda hava bozmaya başlamıştı, bu noktada zirveden geri dönen ticari gurupla karşılaşıyoruz daha sonra tanıştığımız rehber Murat zirvede elektriklenme olduğundan dikkatli olmamızı ve zirvede çok kalmamamız ile ilgili tasfiyelerde bulunuyor.
Saat 12,58
Hızlı bir şekilde patlayacak bir hava gölgesinde zirveye varıyoruz. Her şeye rağmen burada olmak harika bir duygu, fakat zamanımız yok, çok hızlı bir şekilde fotoğraf çekimini yapıp, aşağıya inişe geçiyoruz. 


recep kulaber

İnişte kasklarımıza vuran dolunun sesi çok farklı bir duygu yaşamamıza neden oluyor.Dolu ve sonrası kara dönüşen yağış Karşı dağların yüzeylerini beyaza boyuyor.
Saat 17,21
Dolu ve sepken eşliğinde yorgun ve çok ıslak bir şekilde Atsız göldeki kampımıza varıyoruz. Yemek yapacak takat yok aperatif bir şeyler yiyip hızlı cana tulumlarımıza giriyoruz. (Ben ve Erdal soğan kaşar hazır ne bulduysak yedik,ama Cemal ve Süleyman yorgunluktan öylece yatmıştı.:) )
recep kulaber



        4.Gün : 09 Ağustos 2018   perşembe      
Saat 06,00
Sabaha kadar yağan yağmur nihayet duruyor, hızlı bir şekilde kampımızı topluyoruz, kahvaltıda ton balıklı makarna var. 



Saat 08,45
B.Deniz gölüne hareket ediyoruz. 



Göl ile dilberdüzü arasında faaliyetimizin en keyifle yürüyüşünü yapıyoruz. Yürüyüş esnasında bol cana doğaseverlerle karşılaşıp selamlaşıyoruz. İnsanları görmek harika.


Saat 11,22
Dilberdüzü ana Kamp alanına varıyoruz. Dağın yamacındaki yemyeşil çimenli düz alanda kurulmuş onlarca çadır. Burası harika bir kamp alanı.Burda olduğumuzdan mutluyuz.



 Arkadaşım Ayhan in burada görevli olduğunu bildiğimden arayıp buluyoruz. İkram ettiği çorbanın tadı hala damağımda ayrıca içtiğim bira hayatım boyunca içtiğim en lezzetli ve keyifli bira idi.



Saat 13,00
İstemeyerek de olsa programımız gereği bu güzel kamptan güzel duygularla ayrılıyoruz, hedefimiz olgunlar yaylası. Genişçe patikadan aşağıya doğru yürüyoruz. Dünya küçük yolda İstanbul dan Memet hoca ve grubu ile karşılaşıyoruz, selamlaşıyoruz, dağlarda tanıdıklarla karşılaşmak harika bir duygu.



Saat 14,44
Hastaf Yaylasındayız su ihtiyacımızı karşılayıp bu sessiz yaylada mola veriyoruz. Yaylanın müdavimlerinden bir yaylacı ile tanışıyoruz, bölgeyi konuşuyoruz.
Saat 16,10
Olgunlar yaylasındayız.



iki derenin birleştiği yerde ahşaptan yapılmış yaylanın tek mekânına gidiyoruz, işletmeci aile ile tanışıp mıhlama siparişi verip yanında hasretle çayımızı yudumluyoruz. Tekrardan masa ve sandalyede oturmanın ne kadar keyifli olduğunu hatırlıyoruz. Hava kararmadan bize önerilen kamp alanına kampımızı atıp hazırlıklarımızı tamamlayıp uyuyoruz.



       5.Gün: 10.08.2018 Cuma
Saat 07,00
Sabah kalkıp kahvaltımızı yapıyoruz arkasından kampı topluyoruz, çadırların altından öbekleşen böcekler dikkat çekiciydi. Dere kenarındaki işletmeye iniyoruz, yeni bir grup gelmiş, mekân cıvıl cıvıl, gurubun içerisindeki rehber kadını hatırlıyorum, Geyikbayırı anda karşılaştığım tırmanışçı bu arkadaş selamlaşıyoruz. Yaylada zaman geçirip, tanımaya çalışıp evleri ve sokaklarını fotoğraflıyoruz.

Saat 09,48
Olgunlardan Yukarı Kavrona yürüyüşe başlıyoruz dere kenarında bulunan genişçe patikadan yükseliyoruz. Karadeniz dağlarını diğer dağlardan ayıran en dikkat çekici özellik yağmur okadar yağıyorki bölgede her yerden dere akıyor.


 Saat 11,16 da  Dobe Yaylası geliyoruz yayla çok sessiz sadece  iki yayla evinden duman tütüyor.



Saat 12,33
Yayladan çıkıp Dobe Düzüne gelmeden sağda Naletleme yamacında bir gurup dağcı gurubu görünüyor. Birazdan yanımızda oluyorlar. Bunlar bizim zirve tırmanışı yaptığımız gün büyük buzuldan mezovite inen Ukraynalı grup. Sarılıp sohbet ediyoruz, bir birimize başarı dileyip ayrılıyoruz.



Saat 02,30
Naletleme geçidine yükselirken, molada Bulgar dağcı gurubu ile rastlaşıp, selamlaşıyoruz Erdal sohbete giriyor, “derebaşı kamp esnasında gece zirvede kafa lambalarını gördüğümüz gurup bunlarmış” diyor, “ayrıca sisten manzara göremediklerinden moralleri bozulmuş” diye bize çeviriyor. Vedalaşırken trans yaptığımızı öğrendiklerinde acıyarak bize bakmaları enteresandı. Artık rotamız daha eğimli Naletleme geçidine kadar yükseliyoruz, ardından Çarşak ve kayalık coğrafya bize eşlik etmeye başlıyor.



Rotanın eğimi ve yağmur bizi yoruyor, yemek molasını geçitten hemen sonra deva sal kaya blokları arasında verip nefesleniyoruz. Tam bu noktada sisler içinden başka bir dağcı gurubu çıka geliyor. Kaçkarların tekrar popüler olması bizi sevindiriyor. Tanışıyoruz, yemeğe davet ediyoruz, Çekyalı olduklarını öğreniyoruz, gurubun liderinin Türkçe bildiğini öğrenince sevinip sohbeti koyulaştırıyoruz, Fince de bildiğini Erdal öğrenince coşup, Fince sohbet başlatıyor, biz mi seyrediyoruz.
Dağcı gurupla vedalaştıktan sonra faaliyetin en can sıkıcı yürüyüşünü yapmaya başlıyoruz çisi soğuk ve görüşümüzü tamamen kapatan sis.
Saat 16,50
Önce aşağıya iniş başlıyor, uzun ve yorucu bir yürüyüşten sonra göller tabanına iniyoruz, sisten dolayı gölleri görememek bizleri üzüyor. Ardından dik bir tırmanış ve göller çeşmeye varıyoruz. Biraz nefeslendikten sonra dere sesini takip edip dereden karşıya geçiyoruz. kavrun sırta varıyoruz, yorgunluğu derinden hissediyoruz, fakat yürü yürü bitmiyor.
Saat 18,52
Nihayet uzaktan yayla evleri gözüküyor, şahin pansiyonun güney batısından başladığımız faaliyete beş gün sonra Kaçkar zirveyi 360 derece dolaşıp doğu yönünden varıyoruz, Başarmanın gururu bizleri çok çok mutlu ediyor.

Bu faaliyet de Beş gün zaman geçirdik, her şeyimizi paylaştık. İyi bir ekip olduk, inanıyorum ki bu beraberlik birbirimizi kardeş yaptı. İyi ki bu faaliyeti yaptık İyi ki varsınız kardeşlerim, dostlarım. Sonsuz teşekkürler.
Recep KULABER

24 Eylül 2024 Salı

AĞRI DAĞI 5137 M YAZ ZİRVE FAALİYETİ(5-10 Eylül )

 

AĞRI DAĞI 5137 M YAZ ZİRVE FAALİYETİ(5-10 Eylül )

Faaliyeti düzenleyen: KLOSDAG(Kulvar Lokal Santral Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas kulübü)                                                                                                                                               

Faaliyet sorumlusu: Sönmez ERKAYA                                                

Faaliyetin adı: KLOSDAG Ağrı dağı yaz zirve faaliyeti                        

Faaliyet Bölgesi: Ağrı-Doğubayazıt                                                       

Faaliyet Tarihi: 5-19 Eylül.20                                                                

Rota: Klasik rota                                                                                    

Kamp Yeri: Doğubeyazıt bağevi 1.kamp 3200m 2.kamp 4200m                                            

Teknik Malzemeler: kişisel ve kamp malzemelerin dışında. Tam ip(kullanılmadı)Ara Emniyet malzemesi(kullanılmadı),Emniyet kolonu,(kullanılmadı)kazma, kırampon, Telsiz, GPS.                                                                                                                              

Tırmanış anında Hava Durumu: Yüksekliğe göre güzel bir hava var. Yıldızlar açık. Hafif rüzgâr var. Tahmini hava sıcaklığı 0 in altında                                                                                                                         

Sporcular: Sönmez ERKAYA(antrenör )Birol SAZAK, Can Mesut, Cemal TURAN, Erol TİMUÇİN, Fatih SOLMAZ, Hatice ERENER, Hikmet ŞAHİN, Hüseyin KAYMAZ, Kadriye TERZİOĞLU, Kenan ALTUN, Mehmet YÜZÜAK, Mine DALDABON, Mustafa TÜLÜMAN, M.Serdar CANTÜRK, Naki GÜLŞEN, Nazım YAMAN, Osman ŞAHİNOĞULLARI, Recep, KULABER, Sait DOMANİÇ, Serdar YAVAŞ, Tayfun KESKİN, Otkuer YAŞAR, Ümit BABALIK, Yüksel AKTİ.                                                                                                                             

Raporu yazan: Recep KULABER     


          
                                                                                                    

 AĞRI DAĞI 5137 M

 Anadolu yarım adası ve Avrupa’ nın en yüksek doruğu olan Ağrı Dağı ( 5137 metre ) yüksekliği olan sönmüş bir volkandır. Dünya dağcılarının ilgisini çeken bu zirve Türk, İran ve Ermenistan sınır kavşağında yer alır. Küçük Ağrı dağı ise (3896 metre ) Doğusunda yükselir. Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı volkan dağları arasında ise Serdar Bulağı Platosu(2600m) yer alır. Yaz kış buzlarla kaplı bu zirvenin Kutsal kitaplarda da adı geçer. Büyük Tufan'dan sonra Nuh'un gemisine ev sahipliği yapması dolayısıyla efsanevi özelliği olan bir dağdır. Ağrı Dağı'nın farklı dillerde birçok ismi vardır. Başlıcaları Ararat, Kuh-i Nuh, Gli Dağ, Cebel ül Haris'tir.1940 yılındaki bir deprem sonucunda Büyük Ağrı Dağının kuzey yamacında kaya ve buzul bloklarının kopması (Abıch, l845) bazı araştırmalara göre sıcak su patlaması sonucu büyük bir heyelan ve derin bir heyelan vadisi (Cehennem Deresi) oluşmuş. Bu heyelan sırasında yok olan Ahura köyü yerine bu günkü Yeni Doğan köyü kurulmuştur. Marco Polo'nun hiç bir zaman çıkılamayacak dediği dağa ilk tırmanışı kayıtlara göre 1829 yılı Eylül ayında Alman Prof. J. Von PARROT tarafından yapılmıştır. Ağrı dağına ilk kış çıkışı ise 21 Şubat 1070 yılında Dr. Bozkurt ERGÖR tarafından gerçekleştirilmiştir. Cumhuriyet döneminde Türk dağcıları hemen hemen her yıl dağın zirvesine çıkmayı başarmışlardır. Ağrı dağına tırmanmak için en uygun zaman Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Kış tırmanışı için şubat ayıdır.

1 - Güney yamaçtan tırmanış Doğubayazıt Çevirme köyü mevkiinden,

2 - Doğu yüzünden tırmanış Iğdır-Aralık ilçesi Büyük Ağrı dağı ile Küçük Ağrı dağı arasından Serdarbulak yaylasından dağa çıkılır.

3 - Batı yüzünden tırmanış yine Ağrı sınırları içerisinden örtülü köyü küp gölünden çıkılır.

PROGRAM AKIŞI:

05 Eylül

Saat 03.00

İstanbul Halkalıda ikamet ettiğim evimden çıkıp, toplu taşıma araçları ile Sabiha Gökçen havalimanına iki saat on beş dk. da ulaştım. Ekipten bazı Sporcu arkadaşlarımla alanda buluştum. Saat 7,30 da kalkan uçakla Ağrı’ya uçtuk. Saat 09,30 da Ağrı havalimanına indik. HAVAŞ aracı ile alandan bir saat yirmi dk. da Doğubayazıt’a ulaştık. İlçeye ulaştığımızda kahvaltı yapıp faaliyet için eksiklerimizi tamamladık. Ayrıca yerel rehberimiz Cuma hoca ile çarşıda karşılaşıp tanıştık.     

Saat 14.00

Program gereği farklı bölgelerden gelen sporcular Doğubayazıt(1670m)'da buluştuk.  Pandemi sürecinde enfeksiyondan korunmak için ilçenin dışında bağ evinde(dede sabo evi) kalacağız. Bağ evinde kalacağımızı duyduğumda konforsuz olacağından isteksizdim. Fakat ilçe merkezinden 10 dk. Uzaklıktaki geniş bahçeli olan bu evde harika keyifli ve özgürce vakit geçirdik. Üstelik Ağrı dağı manzaralıydı. Ev sahibi Hasan ve eşi bizleri çok güzel ağırladı(hasan 05316817775).


Gece Bağ evinde takım bir araya geldik, Akşam yemekte apdigör yerel yemeği var. Teknik toplantı yaptık arkasından dağa götürmeyeceğimiz eşyaları bırakarak, çantamızı katırlara yükleyecek bir şekilde hazırladık.


06 Eylül

Saat 08,40

Dağ evine gelen iki araca çantalarımıza yükleyerek Çevirme köyüne hareket ediyoruz. Uzaktan tek kütle olarak gözüken dağ yaklaştıkça vadileri, tepeleri beliriyor. Mıcırlı yolda ilerleyerek bir saat içerisinde köye varıyoruz. Köyden araçla yaklaşık iki Km daha yükselip toprak yolun sonuna geldik. Bu noktada çantalarımız ile indik.



Saat 10,10

Çantalarımız atlara yüklenirken hoca son uyarı ve bilgilerini aktardıktan sonra,25 kişi ile 3200 m kampına güzel bir havada yürüyüşe başladık. Önce toprak yolu takip ederek yükseldik. Sonra yoldan ayrılıp patikaya girdik. Belirgin ve rahat patikadan yavaş tempoda yükseldik.

Saat 15,00

Patikada yükselirken farklı guruplarla iletişim halinde 3200 m kampına ulaştık. Kamp alanı Kayaların arasında hafif meyilli bir yamaçta çayır â. Çokça çadır ve Farklı ülkelerden gelen dağcılar vardı. Atların çantalarımızı getirmesi ile bizde çadırımızı attık. Suyu olan bu kamp keyifliydi. Keyfini çıkarttık.

Saat 09,00

Kampta yaptığımız Teknik toplantı sonrasında Badim ve ben uyum tırmanışı için yükseldik. Yükseldiğimizde bizimkinin dışında iki tane daha kamp olduğunu ve çokça çadır olduğunu gözlemledik. Bölgede dağcı guruplarına faaliyet hizmeti veren guruplar var.Çadırımıza dönüp hazırlıklarımıza yaptık.Akşam çadırımızda müsafir ağırladık.Fakat Sessizlik saatinde kamp sakinleri tarafında uyarılınca erkenden uyumak zorunda kaldık.

7 Eylül

Saat 09,20

Sabah kalkıp keyifli harika bir kahvaltı yaptık. Eşyalarımızı toplayıp Çantalarımızı atlara yükledik. Badimin çadırını kurulu bırakıp, benim çadırı üst kamp alanına götürüyoruz. Tekrar patikadan yükselmeye devam ediyoruz. Rotanın sert olmamasına rağmen artık yüksekliği hissediyoruz.       

                                           

Saat 01,30

Ürkütücü gözüken, Cehennem vadi yamacından yükselip 4200 m kamp alanına ulaştık.

Burası diğer kamp alanı gibi yeşil çimen yok. Kaya yapısı çok farklı, volkanik kayaçlar, kavrulmuş taşlar ve yakınında buzullar hakim. Yumuşak volkanik dağ görüntüsü burada geçerli değil.Açık alan olmasından fazlaca rüzgarlı.Ayrıca çadır atılacak yerler sınırlı. Kayaların arasında ufak taşları tasfiye yapıp alanın konforlu olmasını sağlayıp çadırımızı attık. Sabitlemesini ve gerdirmelerini de iri kayalarla yaptık. Yaz tırmanışı olmasına rağmen burada kış koşulları geçerli. Mehmet ve Mustafa’nın çadırı rüzgardan patlayınca, diğer arkadaşlara misafir oldular. Kampın hemen yakınında su var,ama tatsız tuzsuz .Genede kar eritmeyeceğimiz için sevindim.Ekipten Can bizim çadırda kalacak.Üç kişi yemek yapıp yedikten sonra guruptan bir arkadaşımız yükseklikten dolayı hastalandığını öğrendik.kendini iyi hissetmediğinden 3200 m kampına inme kararı alıyor. İki arkadaşımız ona eşlik edecek.

Mehmet, Mustafa ben uyum tırmanışı için yaklaşık 300 m yükselip kampa indik. Ertesi gün zorlu tırmanış faaliyetimiz için rüzgâr sesi ve çadırın pollerin eğilip bükülmesi sesi içinde uyku tulumlarımıza girip dinlenmeye çalıştık.

8 Eylül

Saat 08,30

Fırtınadan dolayı gece çıkamadık.Sabah hava düzelince,yükselmeye karar verdik.Güzel sayılabilecek bir havada 20 kişi zirveye hareket ediyoruz(iki arkadaşımız zirveye daha erken hareket ettiler).Akşamki fırtına dinmişti. Yavaş bir tempoda yükseldik. Platonun altında 4700 m de ekibimizden bir arkadaşımız sağlık sebebi ile dönme kararı aldı. İki kişi de eşlik etmek için üç kişi döndüler.


Saat 14,30 da platoya vardık. Burası nerdeyse düz bir alan. Bu noktada kramponlarımızı giyip kazmalarımızı elimizi alıyoruz. Önümüzde cehennem vadisine akan eğimli büyük bir buz kütlesi var.


 Saat 15,50

Girişte Buz kütlesinin vadiye eğimden dolayı kayma riski olmasından ip açmayı pilanlamıştık. Hoca risk analizi yapıp, gerek görmüyür. Öne geçiyorum,bizden önce çıkanların ayak izini takip ettim.Buz rotasını rahat geçip külaha vardık.Sis bastığından önümüzü görmiyorduk,eğimli son parkuru tırmanıp 17 kişi ile nihayet zirveye varıyoruz.



Saat 16,10

Aşırı rüzgâr ve soğuk günlerce uğraştığımız bu zirvede fazla vakit geçirmemize engeldi.Zirvede fazla vakit geçiremiyoruz.4200 M kampına inişe geçiyoruz.

Saat 19,00

problemsiz bir şekilde 4200 m kampındayız bu akşamda burada konaklayacağız.

9 Eylül

Saat 10,30 

Hepimiz zirve yorgunluğundan harika uyumuştuk. Sabah kalktık ve mutlu,keyifle kahvaltımızı yaptık. Çantalarımızı Atlara yükleyerek mutlu ve eğlenceli bir atmosferde aşağıdaki kampa inmeye başlıyoruz.İniş daha kolay oldu ve 3200 kampındayız.Burada bıraktığımız çadır ve eşyalarımızı hızlıcana toplayıp inişe geçtik.kamuoyunda tartışılan dağdaki çöp tartışmalarının doğru ve çözülmesi gereken bir problem olduğunu gözlemliyoruz. 


 
  İnişte Dağda gördüğüm tek su kaynağında hatıra fotoğrafı çektiriyoruz.

3200 m kampından 2,40 dk. da Çevirme köyün üstündeki araçlara vardık.

Saat 13,25

Bağ evindeyiz. Artık Güzelce dinlenip, seyahatin turistlik bölümünü yapabilir, Görülmesi gereken yerleri gezebiliriz.