26 Ekim 2016 Çarşamba

BEY DAĞI FAALİYETİ TOMARZA/KAYSERİ

RECEP KULABER

Faaliyetin Adı: Tomarza Şehitlerin anısına Bey dağı tırmanışı
Başlangıç Tarihi: 15 Ekim 2016
Faaliyet Bitiş Tarihi: 16 Ekim 2016
Faaliyet Sorumlusu: Sancak dağcılık, Dipi dağcılık
Malzeme Sorumlusu: Sancak dağcılık, Dipi dağcılık
Rota: Çukuryurt bey dağı rotası
Kamp Yeri: Kayseri Tomarza Çukuryurt
Tırmanış Süresi:  5 saat 30 dk. (iniş süresi 3 saat 30 dk.)
Malzemeler: Kask, yarım ip ve Bivak (kullanılmadı)  Telsiz
Hava Durumu: Gece soğuk ama dolunaylı ve açık, gündüz açık güneşli zirve rüzgârlı
Sporcular: Recep KULABER, Hüseyin SARI, Adalet YURTÇU, Güray ÖZEN ve(130 sporcu)
Tomarza belediyesi Sancak ve Dibi Doğa Sporları kulübü tarafından 2016 faaliyet programında yer alan Bey dağı 3080 mt faaliyete iki gün sonra TDF arama ve kurtarma eğitimine gidecek 4 sporcu ile katıldık. Etkinliğe toplam 130 sporcu katıldı.

 15 Ekim cumartesi: faaliyet için gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra İstanbul Merter’den taksi ile saat 06,00 da İstanbul hava limanına ulaştım. 09,00 da kalkacak uçağa binip kayseri hava limanına saat 10,30 vardım. Aynı uçakla seyahat ettiğim sporcu arkadaşım Hüseyin SARI ve Antalya bölgesinden gelen Adalet YURTÇU Hanım ile buluşup hasret giderdikten sonra faaliyet organizasyonda görevli yetkili arkadaşları bulup Kayseri ipek saray AVM ye gittik.Burada Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen sporcu arkadaşlarla bir araya geldik.Saat11,30 da faaliyet töreninin yapılacağı Tomarza ilçesine hareket ettik. İlçede ekibimizin diğer üyesi İzmir bölse sporcusu Güray ÖZEN ile buluşup belediye binası önünde yapılan törene katıldık.

Recep KULABER,Adalet YURTÇU,Hüseyin SARI,Güray ÖZEN


Yöreye has pidesinden yiyip 19.yüzyılda yapılmış ermeni Tomarza kilisesi ve tarihi çarşı cami sini dolaştık ayrıca kabak çekirdeği yetiştiriciliğinde ilçe ülkede önemli bir merkez olduğunu öğrendik.

 























Saat 15,00 da Bey dağının kuzey batı yamacında bulunan 1710 mt yükseklikteki ana kampımızı kuracağımız Çukuryurt yaylasına hareket ettik, yaklaşık bir saatlik yolculuktan sonra çok sayıda araç konvoy ile ana kamp alanına ulaşıp hava kararmadan çadırlarımızı kurduk.


Havanın kararması ile yaylanın meydanında büyük kütüklerden ateşler yakıldı belediyenin ikram yemeği, çayı ve odun korunda pişmiş nefis patatesler müzik eşliğinde ve bölgenin antik tarihini anlatan sini vizyon izleyerek ikram edildi.Gecenin karanlığında ise Güneş doğumu gibi Ayın doğumunu izledik Ay çok büyük gözüküyordu harika bir andı,çok mutlu olduk.Ardından sabah yapacağımız zorlu tırmanış için erkenden çadırlarımıza girerek uyuduk.


 

16 Ekim pazar: Soğuk bir akşam sabahında 04,00 da uyanıp hazırlıkları yaptık ve gerekli malzemeleri alarak çukuryurt yaylasından saat 05,15 de yaklaşık 130 sporcu ile zirveye hareket ettik. Kafa lambaları eşliğinde karanlık çam orman içinde eğimli patikada yol aldıkça sık çam ormanı tenhalaşmıştı ve bir zaman sonra ağaçlar kayboldu, patika daha dik daha eğimli ve daha taşlık olmaya başlamıştı.




Teknik tırmanış istemeyen rota mesafesinin uzun ve çarsak yapısından dolayı çok yorucu geçen tırmanışımıza PALTALI yaylasında ara verip ilk uzun molamızı verdik.





Hayvancılık yapan köylülerin kullandığı bu üst yaylada dinlenip buz tutmuş su kaynağından sularımızı tazeledik.


 

Daha önce bu rotaya tırmanmış sporcu arkadaşlara gözüken zirvenin bey dağı olup olmadığını sürekli soruyorum, yükseltilerin ardına saklandığından zirve ancak çok yaklaştığımızda gözükmeye başlıyor

Recep KULABER

 


Nihayet 10,30 da beş buçuk saat sonra 3080 metrelik zirveye varıyoruz. Sanki vazife olarak verilmiş bir görevi başarmanın huzuru doluyor bedenimi derim çok derin nefes alıyorum mutluyuz artık yorgunluğu hissetmiyorum ama diğer yanımda hayalimdeki zirve olmadığından dolayı bira buruk





 
Oturup çok uzaklarda gözüken aladağlar, erciyes, hasan dağını sessiz bir şekilde dakikalarca seyrediyorum





  
Boşalan enerjimizi aperatif yiyecek ile doldurup anı ölümsüzleştirmek için bolca fotoğraf çekiliyoruz. Bir daha görüp göremeyeceğimiz belli olmayan ve sadece bir saatimizi geçirdiğimiz bey dağına vedalaşıp 11,30 da inişe geçtik. Rotanın eğimli ve çarsak yapısından dolayı bileklerimizin ağrımasına rağmen üç buçuk saate 15,00 da ana kampa ulaştık ve çadırlarımızı hızlı bir şekilde toparlayarak Orada tanıştığım sporcu arkadaşlar ile vedalaşıp araçlara binerek TDF yaz arama kurtarma eğitimi almak üzere Niğde ye yola koyulduk.
Vatan için şehit olan Mehmetçiklerimizin, gazilerimizin, ruhları şad, mekânları cennet olsun. Tüm ekip uyumlu, sorun yaşanmandan Faaliyet başarı ile sonlanmıştır. Emeği geçenlere teşekkürler.

Hazırlayan Recep KULABER

24 Mart 2016 Perşembe

18.MART ŞEHİTLERİ ANMA KAZ DAĞI TIRMANIŞI ÇANAKKALE

YEDİTEPE DAĞCILIK
Recep KULABER

Faaliyetin Adı: TDF.Çanakkale18.Mart şehitleri anmak için Kazdağı tırmanışı
Başlangıç Tarihi: 18 Mart 2016
Faaliyet Bitiş Tarihi: 19 Mart 2016
Faaliyet Sorumlusu: Mehmet YAĞCI
Malzeme Sorumlusu: Recep KULABER
Rota: Ayazma Kazdağı
Kamp Yeri: Balıkesir Edremit Ayazma milli park mesire alanı
Tırmanış Süresi:  6 saat (iniş süresi 4 saat 30 dk.)
Malzemeler: Kask, emniyet kemere (kullanılmadı)yarım ip ve Bivak (kullanılmadı) krampon (kullanılmadı), Telsiz
Hava Durumu: Gece dolunaylı ve açık, sabah yağmurlu, öğlen hafif yağmurlu zirvede tipi, öğleden sonra açık
Sporcular:  Mehmet YAĞCI  Recep KULABER
Yeditepe Dağcılık ve Doğa Sporları kulübü 2016 faaliyet programında yer alan iki sporcu ile katıldığımız 18-19 Mart TDF’nin organizasyonunda Çanakkale şehitlerini anma tırmanışını 57 dağcılık kulübünden 233 sporcu katılmış ve 196 sporcu kaz dağları Karataş 1774 MT Zirve yapmıştır.
 17 Mart perşembe: Yeditepe Dağcılık ve Doğa Sporları kulüp başkanı aynı zamanda faaliyet sorumlusu Mehmet YAĞCI ile ben Recep KULABER Merter de 17 Mart saat 24,00 buluşup Çanakkale ye saat 01,00 hareket edecek otobüsün kalkacağı Bayrampaşa otogarına taksi ile ulaştık.

18 Mart Cuma: Rahat bir yolculukla İstanbul dan Çanakkale ye saat 06,30 ulaştık ve hemen kahvaltı yapacağımız yeri araştırmaya başladık fakat kısa sürede kordon çorbacısında bulduk kendimizi. Lezzeti, doyurucu olması Paça çorbası damaklarımızda iz bıraktı üstelik fiyatı da çok ekonomikti.
     

Ardından programda buluşma yeri olan gençlik spor il müdürlüğüne doğru hareket edecekken buluşma yerinin törenler sebebi ile 18 Mart ünv. Anafartalar kampüse alındığını öğrenip sırt çantalarımızla kısa yürüyüşten sonra yeni buluşma yerine ulaştık.
Eski dostlar ile yeniden karşılaşıp, sohbet etmek bize ayrı bir mutluluk verdi. Ayrıca Bayramiç e hareket için zamanımız olduğundan şehri dolaşma ve bir mekânda çay içmek için az da olsa vaktimiz kaldı.  
 

10,45 de Çanakkale’den federasyonun temin ettiği araçlarla tüm sporcularla hareket ettik ve 12,00’de Bayramiç’e vardık. Burada Alışverişimizi yapıp bölgenin meşhur peynir tatlısını tadıp tören saatini beklemeye başladık.

13,00’da Bayramiç meydanında Çanakkale şehitlerimiz için saygı duruşunda bulunup coşku ile istiklal marşımızı söyleyip federasyon başkanımızı dinledik.

13,45’de Bayramiç’ten araçlarımızla ayrıldıktan kısa süre sonra tanrıların dağı Kazdağı müthiş kütlesi ve zirvesindeki beyaz şapkası ile bizi selamladı bu manzara karşısında çok mutlu olup iyi ki bu faaliyete gelmişiz diye konuşup tebessümle bizde selamladık.



14,30’da kamp alanımız olacak Edremit Ayazma milli park mesire alanına        ulaştık 


hızlı şekilde çadırımızı kurup yemeğimizi yedikten sonra dere sesi eşliğinde fıstık çam ağaçların arasında serin, aynı zamanda güneşli havada harika bir doğa yürüyüşü yapıp nefis doğa fotoğrafları çektik.




Fakat 16,30 yapılacak zirve tırmanışı toplantısına katılmak için istemeyerek de olsa kamp alanına geri döndük.  
Zirve toplantısı
Toplantıda Her dağcı ve doğa sevdalısının bildiği bilgileri hatırlayıp sabah 5’de buluşmak üzere dağıldık.



Ardından Kayserili sporcu arkadaşların daveti üzeri sofralarını bizimle paylaşıp hoş sohbet zaman geçirdik ve tekrardan hep beraber doğayı keşfe çıktık.
Akşam hava karardıktan sonra deliksiz uyku çekebilmek için geç saat de yatma kararı aldık ve vakit geçirmek için 2KM uzaklıktaki alabalık tesislerine çay içmeye karar verdik. Öncesinde ertesi gün için çantalarımızı hazırladıktan sonra. Dolunay ve yıldızlar eşliğinde nefis bir yürüyüşle tesislere ulaşıp sobanın keyifli sıcaklığı ile beraber çaylarımızı keyifle içtik ve ertesi zorlu gün için sessizlik zamanını geçirmeden çadırımıza dönüp bol oksijenli nefis bir uyku çektik.
          Bölgenin özelliğinden dolayı havanın ne zaman değişeceği pek belli olmaz demişti bir arkadaşım sabah 5 de yağmur sesi ile uyandığımızda anımsayıp hak verdim. Arkasından hareket saatin 6 ya alındığı haberi geldi çadırda beklemeye başladık. Sabah 06.00’da hafif çiseleyen bir havada tırmanış başladı. 1 saatlik bir yürüyüş ile ilk su kaynağına ulaştık,(ikinci su kaynağı zirvede)kısa bir moladan ve su ihtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra tekrardan tırmanışımız başladı.
 

Patika yoldan ilerlememiz çamur ve eğimden dolayı gittikçe zorlaşıyor fakat fıstık çamların gölgesinde yürümek yeni manzaralarla karşılaşacak olmamız bize güç ve moral veriyor.
 

 Rüzgârlı aynı zamanda çiseleyen yağmuru arada çıkan güneş olumlu hale çeviriyor     
 Rakım 1200 metrelere varınca artık bitkilerin karla örtüldüğünü görüyoruz havanın sıcaklığı da hissedilir bir şekilde düşüyor.


Yaklaşık Rakım 1600 metrelerde yoğun ağaçlar seyrekleşiyor 1700 metrelerdeki zirve düzlüğüne kadar sert ama iz açılabilen karlı zeminde yükseldik. Neyse ki emniyet malzemesi gerektirebilecek bir zorlukla karşılaşmadık. Düzlüğe çıktımızda ise poyraz gene bize soğuk yüzünü gösterdi. Yarım saat yatay ilerledikten sonra çeşmenin yanından sağa batıya doğru kıvrılarak saat 12,00 da yaklaşık altı saat ‘de 196 kişi ile Karataş 1775 MT zirveye ulaştık. Şiddetli tipi altında saygı duruşu, İstiklal Marşı ve TDF Başkanı Sayın Alaattin Karaca’nın konuşması ve flamalarla fotoğraf çekimlerinden sonra hemen zirve altı rüzgârsız bir yere indik ve beslenme faslına geçtik.

Enerjimizi biraz topladıktan sonra da saat 12,30 dönüş başladı.Aynı rotadan 4.5-saatte sorunsuz kamp yerimize ulaştık. Hızlı bir toparlanma sonrasında 18.30 gibi Çanakkale ye dönüşe geçtik.Vatan için şehit olan Mehmetçiklerimizin, gazilerimizin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarının ruhları şad, mekânları cennet olsun. Tüm ekip uyumlu, sorun yaşanmandan Faaliyet başarı ile sonlanmıştır. Emeği geçenlere teşekkürler. Hazırlayan Recep KULABER 19/03/2016

4 Ekim 2015 Pazar

GOLAZENA YAYLASI DUATEPE ZİRVESİ DAĞCILIK ŞENLİĞİ 2 ARDEŞEN/RİZE

 ALTIPARMAK DUATEPE 3488m TIRMANIŞI FAALİYET RAPORU
 Recep KULABER

Faaliyetin Adı:                   II. Geleneksel Golazena Yaylası Dağcılık Şenliği
Başlangıç Tarihi:               12 Ağustos 2015
Faaliyet Bitiş Tarihi:         15 Ağustos 2015
Faaliyet Sorumlusu:          Mehmet Yağcı – Nezihe Özdilek
Malzeme Sorumlusu:         Recep Kulaber
Ana Kamp Yeri:                 Golazena Yaylası /Ardeşen/Rize
Zirve Kamp Yeri:               Soğan Gölü
Rota:                                    Yoboğlu Rotası
Tırmanış Süresi:                 7 saat
Malzemeler: Kask, emniyet kemere, yarım ip, Bivak (kullanılmadı), Telsiz (kullanılmadı)
Hava Durumu: Gece dolunaylı ve açık, sabah hava açık, öğlen Parçalı bulutlu, akşam sisli
Sporcular: Sema Yıldızel, M.İhsan Erzurumluoğlu , Cem Şahin, Metin Öz, Aziz Yüksel


  ALTIPARMAK DUATEPE 3488 m ZİRVESİ
  KAÇKAR&ALTIPARMAK SIRA DAĞLARI
     KAÇKAR&ALTIPARMAK SIRA DAĞLARI
    Türkiye'nin kuzeyinde, Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanan dağ sırasıdır. Kuzey Anadolu Dağları'nın doğudaki bölümünü oluşturur.3000 m üstünde birçok zirvesi vardır. Kaçkar dağları batıdan doğuya doğru 4 bölüm halinde uzanır. 1.bölüm Batıda Verçenik ve Tatos dağları , 2.bölüm Ortada Kavrun dağları 3.bölüm ortada Bulut dağları 4.Doğuda Altıparmak dağları yer alır. Batıda Hızarkapı gediğinden Doğuda Yusufeli intkor yaylasına kadar uzanan altıparmak sıra dağlarının en yüksek zirvesi 3488 m yüksekliği ile Duatepe zirve.Ayrıca Kaçkar Dağları'nın ulaşımı en zor ve en az turist çeken kesimidir.Duatepe dağının Güney kısmı Artvin Yusufeli ne Kuzey kısmı Rize Ardeşen Golazena yaylaya bakar. Dağ kretase şist ve kireç taşından oluşmuş volkanik ara tabakalı katmanları ortasında granit kayaçları yer alır.Bir metinde Karataş zirvesi olarak geçen zirve yörede Duatepe olarak bilinir. Bu isimle adlandırılmasının nedeni ise eski tarihlerde yöre insanların zirveye çıkıp ibadet (pagan kültüründen kalma olabilir)etmeleridir. Dağda su bolluğu dikkati çeker, kaya altındaki buzullardan inen sular önce krater gölleri oluşturmuş (Ergisu, yukarı Ergi sular, Çifte göller, soğanlı göller)buradan akan onlarca ufak akarsular birleşerek Ardeşen ve Pazar arasında akan Fırtına ile birleşir ve Karadeniz'e dökülür. Duatepe yamacında Ormanların yerini Alpin bitkiler alır. Zirvenin Eteklerinde flora çeşitli ve çok canlıdır. Kafkas orman gülü, mersin yapraklı ayı üzümü en çok rastlanan türlerdir, eğri çayırsaçı, yabani zambak, dağ lahanası, altın başak gibi otsu türler görülür. Otların yüzeyi kapatamadığı kayalık alanlarda yosun ve dikenler rastlanır Ayrıca Orman gülünün 3000 m yükseklikte görüldüğü yerdir. Türkiye açısından endemik tür sayısı bu bölgede çok fazladır. Dağ yaz aylarında tırmanmak ne kadar kolay ise kış aylarında tırmanmak o kadar zordur. Kış aylarında kar vadileri doldurur, yaylaları örter. Ayrıca buzulların eğimi her zaman çığ düşmesine uygundur. Tırmanma Zamanı Yaz Tırmanışları için en uygun zaman Ağustos ve Eylül ayları, Kış Tırmanışları için en uygun zaman Şubat ve Mart aylarıdır. 
Recep KULABER
     

   12 Ağustos Çarşamba: YTDOSK ve Pars Dağcılığın Ortaklaşa Düzenlediği Golazena Yaylası 2. Dağcılık şenliği etkinliğinin ilk saatlerinde Ardeşen Hükümet konağı mevkiinde toplandık.


katılımcı sporcular Sema Yıldızel ve İhsan Erzurumluoğlu  geldiler, Ardından Ankara’dan katılan Cem Şahin ve Metin Öz 13:15 gibi Ardeşen’e ulaştılar, çantalarını arazi aracımıza yerleştirdikten sonra alış veriş için dağıldık.
13:40,da öğle yemeğimizi yedikten sonra son hazırlıklarda bitti ve 14:30’da Land Rover aracımızla Golazena yaylası için hareket ettik.
Yollarda yer yer sis ve yağmurdan ötürü biraz gecikme yaşadık, 16:20’de Carikkoppa suyunda ilk molayı verdik.



17:00’de ilk yayla olan Çaçahona yaylasına ulaştık burada 10 dakika mola verdikten sonra 18:40’da Msğeni meğvalu noktasına ulaştık burada da 10 dakika mola verdik, yaklaşık olarak dört buçuk saat süren araba yolculuğundan sonra saat 19:10’da ana kamp yerimiz olan Golazena yaylasına 2 Antrenör 6 Sporcu ulaştık.

havanın yağmurlu olması nedeniyle geceyi kapalı alanda geçirdik.
Akşam yemeği yedikten sonra ertesi günkü hazırlıklar tamamlandı, bizleri çaya davet eden yayla sakini Demirali’ye arkadaşlar çay içmeye geçtiler,ardından saat 22:00’de sessizlik saati 
13 Ağustos Perşembe:  Sabah kahvaltıdan sonra yaylada çevre gezisi yaptık soğan gölü kamp yerine 12:00’da hareket etmeyi planlıyorduk ancak hava hareketlerinden ötürü hareketi 11:40’a çektik ve Golazena yaylasından ayrıldık.


 birinci soğan gölüne kadar belirgin olmasa da patika var, kamp kurduğumuz noktadan patikayı izleyerek beyaz su deresi solundan yukarıya doğru dik kesmek gerekiyor, arada patikalar kaybolsa da belli nirengi noktaları izlenerek göllere ulaşılabilir. 
12:30’da beyazsu mevkiinde mola verdik, burası çifte göller ile yan etek yol ayrımına denk gelen ve eğimin başladığı yer, 13:30’da kvamçire’de buz gibi kaynak suyunda mola verdik.


14:30’da birinci soğan gölüne geldikten sonra gölün sağından tatlı bir eğimle ikinci soğan gölüne ulaşıla bilir.


alternatif yollar da vardır, belirgin bir patikası yok.Yaklaşık üç saatlik tırmanıştan sonra soğan gölü zirve kamp noktasına ulaştık.


recep kulaber



kamp alanına geldiğimizde saat 15:25 olmuştu, zirve kampında sayımız 7 kişi oldu, akşam yemeklerimizi yedik, 18:30’da zirve bilgilendirme toplantısı ve yarınki hareket planımızı yaptıktan sonra uyuduk.hava açık gece biraz serinlemişti.



14 Ağustos Cuma: Sabah 04:15’de zirve için 6 arkadaşımız yola çıktık, tırmanış rotasında başlangıçta su var, erişim çok zor, kayalıklarından altından akan suyun sesini sadece duyarsınız J mutlaka su takviyesi yapmak gerekiyor, kampın hemen sol üstünden zirvenin sol tarafında kalan kısmından tırmanışa başladık, burada patika yok, belli ana noktalar hedef alınarak yürüyüş sağlanıyor, birinci boyunu geçtikten sonra sağa doğru yükselmeye devam ediyorsunuz, zirvenin arkasına geçeceğimiz hisse ile ilerleyiş devam ediyor, hiç güneşe yakalanmadan 06:30’da Karsan geçidine geldiğimizde yorgunluk kendini hissettirmeye başladı dinlenmek için daha uygun bir yer olamaz.


bu noktadan zirve gözükmüyor ama dağın muhteşem heybeti biraz ürkütüyor bizi, havanın açık olması çok büyük bir avantaj oldu, etrafı doyasıya izleme fırsatımız oldu.Dinlenmeden sonra karşımızda duran ana kaya kütlesinin en sol tarafında kalan kısmından 08:10’da Yoboğlu rotasına girdik, buraya geçerken çarşak biraz zorlaya biliyor, 15 dakikalık bir mesafeyi tırmanışın devamı için kontrollü geçmek gerekiyor, bir arkadaşımız da bu noktada bizi bekleme kararı aldı.


Yoboğlu rotasına girdiğimizde artık mücadele burada başlıyordu.






belli bir işaret olmadığı için sadece nirengi noktaları hedef alınarak ilerleme imkânı sağlıyordu; bu ilerleyişte yorgunluğunda etkisiyle gittikçe daha da zorlaşacağını hissetmiştik.
09:00’da ağlayan kayalar noktasına kadar geldik.


her düzlüğe gelişimizde bulut sıradağlarının muhteşem görüntüsü bizi büyülüyordu, artık rotanın yarısındaydık, yükseldikçe daha da zorlaşıyor belli noktalarda artık ip açmak zorunda kaldığımız yerler önümüze geliyordu, zirvenin yaklaşık 3430mt. ilk ipimizi 09:45’de açmıştık.




burası oldukça sarp tutamak ve basamakların uzak olduğu düşme durumunda ciddi sakatlanmalara neden olabilecek sarp bir geçit, burayı aştıktan sonra artık zirve bloğuna geliyorsun, son 50 metrelik tırmanıştan sonra 5 arkadaşımızla saat 11:05’de Duatepe 3488 Mt  zirvedeyiz.




Zirveden hava müsait olduğu sürece altıparmak, kaçkar, verçenik, marsis dahil olmak üzere beraberinde 8 adet irili ufaklı buzul gölü görme imkanı sağlıyordu.
 ilk olarak Recep arkadaşımızın itinayla taşıdığı boruya bayrağımızı dalgalandırdık, ilk kez buraya bayrak çekilmiş oldu, yayladan dürbünle bu ana şahit olan yayla sakinleri oldu, zirve defterini doldurduk fotoğraf ve diğer seremoniler bittikten sonra 12:30’da iniş hazırlıklarına başladık, zirvenin dibinde ilk ip açtığımız yerde iniş yerimize burada kurduğumuz ring sistemi ile hızlı bir şekilde tahliyeyi sağladık.Yoboğlu rotasını iki buçuk saatte indik.

karsan geçidine geldiğimizde 15:10 derin bir nefes aldık.deneyimlerimize göre rota Kaçkar’dan daha zorluydu, bu ortak görüşte bütün tırmanıcı arkadaşlar hem fikir oldular, karsan geçidinden zirve kamp alanına iki saatte ulaştık, yorgunduk, depoları doldurmak için hemen bir makarna bulgur patlattık, yedik, geceyi soğan gölünde geçirdik..





15 Ağustos Cumartesi: Sabah 08:00 civarı zirve kamp alanından ayrıldık, 08:40’da aşağı soğan gölüne geldiğimizde tüm arkadaşlarda bir yüzme havası oluştu, göl çok berraktı, burayı kumsala benzeten arkadaşlarda oldu, yarım saat yüzdükten sonra ayrıldık.



iki saatlik bir yürümenin ardından 10:45’de  Golazena yaylasına vardık.


yaylada önceki kalabalıktan kimse kalmamıştı, birkaç yayla sakini bizi karşıladı, çay ikram ettiler.yaptığımız sertifika töreninden sonra


12:20’de yayladan ayrılmak üzere çantalarımızı aracımıza yükledik saat 15:10 civarı  önce Aşağı Durak köyüne oradan da Ardeşen’e gitmek üzere ayrıldık, son kez arkamıza baktık o esnada siste yavaşça üzerimize geliyordu, yağmura yakalanmadan ayrılmak istiyorduk ve ayrıca seneye de yine bu güzelliği yaşamak ümidi ile oradan ayrıldık, arada molalar dahil araçla 4 saat yol yaptık, 16:00’da Ardeşen’e vardık burada çay içtik fotoğraf arşivlerini paylaştıktan sonra katılımcı arkadaşlarla seneye tekrar görüşmek temennileri ile ayrıldık..

Bizlere her konuda destek olan Halil Yağcı’ya, Demirali Ofluoğlu’na ve isimlerini sığdıramadığımız tüm yayla sakinlerine ayrıca teşekkür ederiz.
RECEP KULABER